Hepimiz İmamoğlu'nun babasının bayram günü ettiği bedduayla dehşete düştük. Çünkü bu, şimdiye kadar duyduğumuz bir şey değildi. "Çocuklarının ciğerini yiyesin de şifa bulamayasın" gibi zombi filmlerinde bile duyamayacağımız bir replik nasıl sarf edilebilirdi
Hangi akıl, nasıl bir kalp böylesi bir bedduayı üretmiş olabilirdi
Anadolu'da çok ilginç beddua ve kargışlar vardır. "Kara haberin gelsin", "Töremeyesin", "Boynun altında kala", "Ocağın söne" gibi. Benim çocukluğumda duyup da hiç unutamadığım beddua "Evin kuş bokuyla sıvana"ydı. Anneannemin analığı rahmetli Zekine Bacı öfkelendiğinde böyle beddua ederdi. Muhtemelen "kapın kapansın, dostun, arayıp soranın olmasın, unutulasın" anlamında Malatya'da söylenen bir bedduaydı.
Türkologlar açısından halk dilindeki dua ve beddualar ciddi bir çalışma alanı. Konuyla ilgili önemli bir literatür var. Fakat Hasan İmamoğlu'nun ettiği bedduayı hiçbir kaynakta bulamadım. Muhtemelen bu denli kötülüğü Anadolu insanı binlerce yıldır hiç düşünmemiştir.
İlker Canikligil isimli çakma yönetmenin Ak Parti seçmenine karşı toplu katliam çağrısı yapmasından sonra edilen bu çirkin beddua elbette Özgür Özel'in açtığı kuralsız savaşın bir parçası.
Özel'in "yerin dibine geçireceğim" tehdidiyle Türk markalarına karşı başlattığı boykot tam bir vandalizmle dükkanların camını çerçevesini indirmeye evrilmişken, "ciğerinden et koparma" söyleminin toplumu sürükleyebileceği felaketten korkuyoruz.
Bu kadar sorumsuzluğun bir sebebi olmalı.
Çalıntı kongrenin diyetini isteyen İmamoğlu'ndan kurtulmanın mutluluğu halkı düşmanlaştırmadan gösterilemez miydi
Hayır. Olağanüstü kongreye kadar Özel'in "tansiyonu yükseltmeye", sokakları ısıtmaya ve sonunda liderliğini tüm kitlesine kabul ettirmeye ihtiyacı var.

95