Türkiye, dünya tarihinde "hırsızlık ve yolsuzluğu savunmak için" eylemler yapılan ilk ülke olabilir. Kolombiya'daki uyuşturucu çeteleri bize gıptayla bakıyor olmalılar.
Sonuçta Latin Amerika ormanlarında on binlerce kişinin çalıştığı 40 milyar dolarlık kirli pazarı yönetmelerine rağmen, operasyona uğradıklarında kimse kendilerini sahiplenmedi.
İmamoğlu ve yoldaşları bu açıdan oldukça şanslılar. Lakin şimdilik.
En çok güvendiği, bu yüzden olsa gerek belediyenin tüm şirketlerinin bağlı olduğu komisyonun başkanlığına getirdiği Ertan Yıldız suç örgütünün varlığını itiraf ederek cehennemin kapılarını açtı.
İşlenen suçları, alınan rüşvetleri teker teker anlattı. Parti odalarından, cezaevi koridorlarına doğru derin bir telaş yaşanıyor.
Bu itiraflar Başsavcılık tarafından etkin pişmanlıktan yararlanmak için yeterli görülmediğinden Yıldız tahliye edilmedi. Şimdi ne biliyorsa eksiksiz anlatması gerek.
Fakat Ertan Yıldız'a bu itiraflarını daha da ayrıntılı hale getirmemesi ve somut deliller ortaya koymaması için baskı yapılmaya başlandığı, tehditlerin ailesinden cezaevinde kendisine kadar ulaştığı anlaşıldı ve İmamoğlu'nun avukatları hakkında soruşturma açıldı. Öyle görünüyor ki, "konuşanları susturmak" için her yolu deneyecekler.
Kültür A.Ş.'nin başındaki Murat Abbas da itirafçı olunca, o güne kadar "camialarının en gözde kültür adamı" birden "cahil ve kapasitesiz" kişiye dönüşmüştü. Doğum gününü kutlamak için videolar çekip cezaevini destek mektuplarına boğanlar, büyük kültür insanı suçlarını itiraf edince bir anda kendisine düşman oldular.
İtirafçıların sayısı hızla çoğalıyor. İBB'den büyük ihaleler alan tutuklu reklamcı Murat Kapki'nin ofisine para bavullarının taşındığı söyleyen Neva Organizasyon Şirketi sahibi Ahmet Çiçek önceki gün itirafçı oldu ve yolsuzlukları teker teker anlattı. Kesilen

98