Umudunu kaybetme

İslam alemi Kurban Bayramı'nı idrak ederken, Gazze'de ara vermeden devam eden soykırım yüzünden hepimiz hüzünlüyüz. Harabeler içinde kılınan bayram namazı görüntüleri yüreğimizi dağlıyor. İnsanlar birbirlerine bayram tebriği göndermek yerine, Gazze'de kanlı elbiseleriyle namaza duran kardeşlerinin videolarını gönderiyorlar. Kalbimiz yaralı.

Bu vahşetin hiç bitmeyeceği duygusuna kapılıyor, umudumuzu kaybediyoruz. Oysa bitecek. Çünkü yaşadıkları katliama, şehirlerinin yok olmasına rağmen topraklarını terk etmeyen ve boyun eğmeyen Gazzeliler aslında galipler. Yakında Siyonist canavarının zillet içerisinde yok olduğuna da şahit olacağız.

Bosna Savaşı başladığında lisede öğrenciydim. Avrupa'nın ortasındaki bu küçük İslam beldesinden gelen haberler o kadar korkunç ve katliam o kadar büyüktü ki, bu karanlığın hiç bitmeyeceğini sanmıştım.

Oysa 3 yıl 8 ay ve 1 hafta sonunda savaş bitti. Geride büyük bir enkaz ve yeri doldurulamayacak insanlarımızın vedası kaldı. Lakin tüm yokluklara rağmen Sırplara ve destekçisi Rusya'ya, başta Hırvatları destekleyen Almanya olmak üzere Batı'nın Haçlı ruhuna karşı direnen Bosnalı Müslümanlar teslim olmadı.

Eğer 11. yüzyılın sonunda yaşayan bir Müslüman olsaydık karanlığın hiç bitmeyeceğini düşünebilirdik. Çünkü 1099'da Anadolu'yu yıkıp Kudüs'e ulaşan Haçlı istilacıları tarihin en dehşetli sahnelerine imza atıyorlardı.

Savaşa katılan tarihçi Papaz Raymond bu görüntüyü şöyle anlatıyordu: "Kudüs'e girdiğimizde harika şeyler yaşadık. En merhametli askerlerimiz Müslümanların sadece başlarını kestiler. Diğerleri ise onları canlı canlı yakıyorlardı. Sokaklar kesilmiş kafalar, eller ve ayaklarla doluydu. Öyle ki yolda bunlara takılıp düşmeden yürümek zor hale gelmişti. Mabette (Mescid-i Aksa) öldürdüğümüz Müslümanların kanları adamlarımızın ayak bileklerini aşmıştı". Sadece mescitte öldürülenlerin sayısının 70 bini geçtiği rivayet ediliyor. Fakat bu kanlı istila 88 yıl sonra Selahaddin Eyyubi tarafından bitirildi ve Haçlılar kovuldular.

Kudüs özgürlüğüne kavuştuktan 71 yıl sonra bu defa doğudan barbar sürüleri geldiler. Moğollar 1258'de Bağdat'a girdiğinde Haçlıları aratmadılar. Hilafetin merkezini yıktıklarında geride