Tutmayın Kılıçdaroğlu'nu

İBB marifetiyle kaybettiği koltuğuna yeniden kavuşmak için yapmadığı kalmadı. Dikkatleri üzerine çekebilmek için her yolu deniyor Kılıçdaroğlu.

Cumhurbaşkanı'na hakaretler ediyor, masaları yumruklayan "buradayım" videolarının gülünç olduğunu anlamış olacak ki "safları sıklaştırın" temalı videolar çekiyor, emperyalizme savaş ilan ediyor.

Fakat bir türlü partililerinin gündemine gelmeyi başaramıyor. Son olarak sığındığı şey İstanbul'a kendisinin başkan seçtirdiği İmamoğlu'ndan öğrendiği "mağduriyet tiyatrosu" oldu.

Yaptığı hakaretler ve yalan beyanlar 15 Temmuz'dan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilse de 7 yıl boyunca ifade vermeye gitmediği kamu davasında sanık sandalyesine oturmayı bir kurtuluş umudu olarak gördü. Böylece CHP'yi parçalamak isteyen taraftarlarının önünde arz-ı endam edebildi.

Oysa ne İmamoğlu'nun ne de Özel'in dikkatini çekmeyi başarabildi. "Ahmak Davası" esnasında Almanya'ya giderek İmamoğlu'nu Akşener'le Saraçhane'de yalnız bırakan Kılıçdaroğlu'na Saraçhane de aynı şekilde cevap verdi: İmamoğlu Almanya'da esnaf ziyaretlerinde. Berlin esnafının sorunlarını çözmek için büyük gayret sarf ediyor. Hayır, komedi programı değil; İBB Başkanı çalışıyor. Tek sorun: İstanbul dışında her yerde.

Kemal Bey, Atatürk'ün mirasını korumak için meydanlara çıkıyormuş. "Atatürk'ün askerlerine savaş açan iktidardan" hesap soracakmış. "Yolu mu şaşırdı" diye sormadan edemiyor insan. Çünkü Atatürk'e savaş açan Seyit Rıza'nın yolunu sürdürmeye ant içildiğinde CHP Genel Başkanı aynı otobüs üstünde yoldaşlarını selamlıyordu.

Gerçekten böyle bir niyeti varsa, kapısından sokulmadığı CHP Genel Merkezi önü hesaplaşmak için doğru bir mekan olabilir. Gerçi orası da canı sıkılanın koltuk parçaladığı fütürist performans