Türkiye'nin Baas'ı komada

Yıllardır "Suriyeliler defolsun" kampanyası yürüten çevrelerin ne mültecilerin ülkemize getirdiği mali yükle ne de iddia ettikleri gibi "demografik istila"yla ilgilenmedikleri, düpedüz katil Esat'ın destekçileri oldukları ortaya çıktı. Böylece dünyadaki son Baas Partisi kalıntılarının ülkemizde faaliyet yürüttüklerini de anlamış oluyoruz.

İnsanlık düşmanı bu kampanyanın sözcülüğünü giderayak Kılıçdaroğlu üstlenmişti. Zafer Partisi ise CHP'nin sadece ilkel bir versiyonuydu. Suriye'de gerçekleşen devrimden sonra muhacirlerin ülkelerine dönmeye başlaması en çok bu iki arkaik yapıyı mutsuz etti. Fakat 54 yıllık mezhepçi oligarşinin yıkılmasıyla mağlup olan bu yapılar kendilerine hemen yeni gündem buldular. Şimdiki sloganları "defolsunlar" değil, aksine "sınırları açın". Yaklaşık bir asırdır Alevileri kendi siyasetlerine alet eden bu çevrelere göre "Suriyeli Aleviler" zor durumda.

Kendilerince siyaset dedikleri bu ikiyüzlülükleri bir tarafa, 13 yıldır tek dertlerinin Esat rejimini ayakta tutmak olduğu da ortaya çıktı. Çünkü ideolojik olarak "ırkçılıkla sosyalizmin" bileşkesi olan bu tuhaf rejimin en baskın yönü "tek adam-tek parti" yönetimine dayanmasıydı. Rejimin mensupları herhangi bir dine inanmadıkları için, mezhepçilik Suriye toplumunun ezici çoğunluğunu oluşturan Müslümanlara karşı kullandıkları bir aparattı sadece.

Halka karşı yaptıkları akılalmaz işkencelerle dünya tarihine adlarını Nazilerle birlikte yazdıran bu kirli rejimin ülkemizdeki yoldaşları da benzer şekilde "tek parti" zihniyetinin varisleri. Yine neredeyse aynı şekilde yalan ve çarpıtma konusunda birbirleriyle yarışıyorlar. Dersim hadisesini sanki kendileri yapmamış gibi Seyit Rıza'yı yüceltebilir, işledikleri tüm günahları dindarların üzerine yıkabilirler.

Şimdiki vazifeleri CHP'nin kanallarında "Esat'ı temize çıkarmak". Sedneya başta olmak üzere Suriye'nin pek çok bölgesindeki işkencehaneleri utanmasalar rehabilitasyon merkezi diye pazarlayacaklar. Her gün bir başka şehirde ortaya çıkan toplu mezarlarda yatanların da aslında Esatçılar olduğunu söylemelerine ramak kaldı.

"Rabbim Beşar'dır"