Terörsüz Türkiye'ye merhaba

PKK'nın kurucusu "şartsız ve koşulsuz" olarak örgütün tasfiye edilmesini istedi. Böylece Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan süreç tamamlandı.

Terör örgütünü kendi elleriyle kurup, 47 yıldır hem Kürtlerin hem de Türklerin geleceğini karartan kişi, PKK'nın "varoluş gerekçeleri ortadan kalktığı için" bu çağrıyı yaptığını açıkladı. İşte bu kadar sarih, bu kadar net. Onun bu açık çağrısını sulandırmak, önüne arkasına "kendi cümlelerini ilave etmek" isteyenler aslında bir asırlık bu sorunun gerçek failleridir.

Öcalan'ın yaptığı bu çağrı iki kesimi rahatsız edecektir: Birincisi, Kürtlerin varlığını inkar ederek çatışmadan medet uman ve bunu sözde Türklük adına yapan bölücüler. İkincisi ise tüm varlığını Kürt halkının mağduriyetini istismar etmeye borçlu, uyuşturucu dahil her türlü kirli ticaretle zenginleşen ve bunu sözde Kürtlük adına yapan bölücüler.

İşte bu yüzden çağrı sadece örgütün silahlı unsurlarına değil. Aynı zamanda Kürt kimliğini inkar ederek bu sorunu var eden CHP ve ilkel versiyonu ZP ile İP'e de bir çağrı: Sorunu siz ürettiniz, çözümün önünde engel olmayın diyor özetle Öcalan.

Adeta bu iddiayı kanıtlarcasına CHP'nin televizyon kanalı açıklamanın Kürtçe kısmı okunurken yayını kesiyor ve "Türkiye'de resmi dil Türkçedir. Bu tanınmayan dil kısmı bitince yayına döneceğiz" diyor. Sonrasını biliyorsunuz: "Atatürk'ün açtığı yolda ilerleyeceğiz" gibi beylik laflarla devam eden yüz yıllık bayat propaganda.

Teröristbaşı, örgüte dükkanı kapatın demedi sadece. PKK'nın neden yolun sonuna geldiğini de açıkladı. İdeolojik olarak dayandıkları her şeyin çöktüğünü, beslendikleri Kürt sorununun Ak Parti iktidarının getirdiği düşünce ve ifade hürriyeti ortamında büyük oranda çözüldüğünü, CHP'nin tek parti iktidarıyla gelen inkar siyasetinin artık tarihe karıştığını kendi üslubuyla izah etti.

Erdoğan iktidarında devletin "bilinmeyen" dedikleri Kürt diliyle yayın yapan bir televizyon kanalı bulunurken, DEM'in ittifak ortağı CHP'nin televizyonunda Kürtçenin aşağılanması aslında meseleyi tam olarak izah ediyor. Uzun cümleler kurmaya gerek yok. Her şey ortada. Sorun da çözüm de belli.

Açıklamasında ne af konusu var ne anayasa değişikliği ne de özerklik. Bilakis,