Kılıçdaroğlu'na ağza alınmayacak küfür ve hakaretleri sıralayan bu kitle kim
Nasıl olur da üç yıl önce yere göğe sığdıramadıkları bir kişiye bu denli düşmanlık edebilirler Yaşananları tüm ülke hayret ve ibretle izliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı mağlup edebilmek için gerekirse "terlik"e hatta bir "kavanoz kapağına" dahi oy vereceklerini söylediklerinde aslında kendi liderlerine ne kadar değer verdiklerini de açıklamış oluyorlardı.
Bu tuhaf açıklamalarda biz sadece "nefretin büyüklüğüne" odaklanmıştık. Oysa bu sözlerin altında kendi liderlerine ne kadar değer verdikleri de sarih bir şekilde görülüyordu.
Aslında gözlerinde Muharrem İnce'nin de Kılıçdaroğlu'nun da terlik kadar değeri yoktu.
Nitekim bunu ilk yaşayan isim Muharrem İnce oldu.
2018'de Erdoğan'dan tam 11 milyon fark yediği seçim gecesi gerçeğe teslim olan Muharrem İnce'nin "adam kazandı" demesi karşısında deliye dönmüşlerdi.
İstiyorlardı ki kendilerini içine hapsettikleri o fanus hiç kırılmasın, hayal dünyalarından hiç çıkmasınlar.
Oysa gerçek buz gibi ortadaydı.
İnce, bu gerçekle yüzleşmek istemeyenleri o gün tek kelimeyle tarif etmişti: "Şizofren."
Şimdi pavyon kapılarında dağıtılan rüşvet yüzünden makamından olan Kılıçdaroğlu geç de olsa gerçeği görmüş durumda.
Kendisinden çalınan koltuğa ancak mahkeme kararıyla dönebilen Kılıçdaroğlu şimdi partiyi "hırsızların, dolandırıcıların ve FETÖ'nün" egemenliğinden kurtarmayı vaat ediyor.
Başarabilir mi
O kadar kolay değil.
Çünkü Anıtkabir'e korsan çelenk koyan adamı elleri patlayıncaya kadar alkışlayan, çıkan arbedede nöbet tutan askeri dahi itekleyen böylesine sınır tanımaz bir güruha gerçeği anlatamazsınız.

15