Rüzgar tersine döndü. Ukrayna'yı saatler içinde işgal ederek, Kiev yönetimini yıkacağı söylenen Rus Ordusu artık kendi topraklarında savaş veriyor. 30 aydır süren savaşta Ukrayna teslim alınamadı ama Putin yönetimi dünyadan izole edildi.
Rus Ordusu'nun kısa sürede başarı kazanacağını düşünenleri yanıltan şey elbette bu ordunun daha önce Tiflis'i saatler içinde teslim alması ve Çeçenistan'ın başkenti Grozni'yi haritadan silmesiydi. Fakat Kiev'de bu plan duvara toslamış durumda. Ukrayna ne Gürcistan gibi etrafı Rus topraklarıyla çevrili doğuda küçük bir devlet, ne de Çeçenistan gibi Müslüman. Sovyet bozgunundan sonra Rus Çarlığı'nı yeniden inşa etme hayali kuran Putin, Batı duvarına çarpıp durduruldu.
Batı destekli Ukrayna Ordusu, Rus topraklarındaki ilerleyişini sürdürüyor. Şu ana kadar bin kilometrekareden fazla bir alan ve 82 yerleşim bölgesi Ukrayna birliklerinin eline geçti. On binlerce Rus vatandaşı bölgeden kaçıyor. Yüzlerce Rus askeri ise teslim oluyor, üstelik bazıları tek kurşun dahi atmadan.
Putin'in "NATO'nun yayılmasını engelleme" gerekçesiyle başlattığı savaş, Batı blokunun daha da genişlemesinden başka bir işe yaram keleri Estonya, Litvanya ve Letonya dahi Ukrayna'yı silaha boğmuş durumda. Rusya karşısında Ukrayna Savaşı'na silah ve para desteği veren ülkeler içinde Arnavutluk, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, İzlanda, İrlanda, Karadağ, Kuzey Makedonya, Polonya, Portekiz, Slovakya ve Slovenya da bulunuyor.
Ukrayna Savunma Bakanlığı bu yıl itibarıyla orduları için 480 yeni silah sistemi tedarik ettiklerini, bunun yüzde 60'ını kendi bünyelerinde ürettiğini açıkladı. Yani Batı İttifakı Ukrayna'ya silah vermekle kalmamış üretimde kullanılacak malzeme ve teknoloji bilgisini de transfer etmiş durumda. Bu manzara, Rusya'nın sadece bir ülkeyle değil, tüm Batı'yla savaştığını kanıtlıyor. Tek eksik ABD ve Avrupa askerlerinin fiilen savaşa katılması. Ancak 40 milyonu aşkın nüfusu ve 1 milyona yaklaşan rezerve askeriyle Ukrayna'nın insan gücüne ihtiyacı hiç olmadı.

149