İslam dünyası son bir asırdır, kendi arasında siyasi ve askeri bir ittifakın olmayışının bedeli büyük acılar yaşayarak ödedi. Eğer ortak bir askeri güce sahip olsaydı belki de Bosna'da yaşanan soykırımın, Çeçenistan'daki büyük katliamın ve Filistin'in bu kadar kolay işgal edilmesinin önüne geçilebilirdi.
Bu yüzden İslam dünyasının üç büyük askeri gücü olan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ekmek kadar su kadar önemli bir ihtiyaçtı. Bu yüzden tarihin kırılma noktasında bulunuyoruz. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Peki neden bu kadar uzun süre beklenildi
Şayet Suudi Arabistan'ın başında Faysal gibi bir kral, Pakistan'ın başında Ziyaülhak gibi bir lider olsaydı belki bu imza daha önce atılabilirdi. Fakat birisi suikastla diğeri ise hala tartışılan bir uçak kazasıyla aramızdan ayrılan bu liderler çağında Türkiye iç karışıklıklar ve muhtıralarla boğuşuyordu. Hatta Türkiye, bölgemizdeki hançer İsrail'in İslam dünyasındaki tek müttefiki konumundaydı.
Türkiye için her şey Recep Tayyip Erdoğan'ın 2009'daki "one minute" çıkışıyla değişti. Ülkemizin bağımsızlaşma siyasetindeki bu tarihi dönüşüm yaşanmasaydı, bir cuma günü insanlığın kalbi Mekke'de bu imza atılamazdı.
Askeri ve siyasi ittifaklar ancak ülkelerin bağımsız karar verebilme yeteneğine sahip olmalarıyla mümkündür.
İşte bu üç ülkeyi farklı kılan şey geçmişe oranla çok daha fazla "bağımsız karar" alma noktasına gelmiş olmalarıdır.
Arap dünyasının en güçlü askeri yeteneğine sahip olan Suudi Arabistan, savunma sanayiinde yerlilik oranını yüzde 25'e çıkarmayı başardı. Pakistan İslam aleminin tek nükleer gücü olarak Asya'da kale gibi duruyor. Türkiye ise artık İslam dünyasının en etkili askeri gücüne sahip. Öyle ki, kendi silahlarına sahip olma noktasındaki yerlilik oranı yüzde 80'in üzerine çıkmış durumda.
Haliyle bu üç ülkenin askeri ittifakı bölgemizde başka hiçbir ittifakla karşılaştırılamayacak kadar ciddi bir anlam taşıyor.
Anlaşmadan rahatsızlık duyan dört ülke var: İsrail, Yunanistan, Hindistan ve çok dillendirmese de İran. Bu durum gayet anlaşılabilir. Çünkü Mekke Paktı ülkelerini farklı gerekçelerle tehdit eden ülkeler bunlar.
Pakistan için Hindistan, Suudi Arabistan için İran, Türkiye için ise Kıbrıs'taki işgalini sürdüren Yunanistan birer tehdit.
Fakat üç ülke için de ortak tehdit, şüphesiz İsrail. Türkiye'nin MGK kararıyla bir dış tehdit olarak gördüğü İsrail, Suudi Arabistan için

17