Mekke İttifakı neyi başarabilir

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın uzun bir hazırlık döneminin ardından dünyaya savunma konusunda ittifak yaptıklarını ilan etmeleri İslam dünyasında memnuniyetle karşılansa da bazı ülkeleri derinden sarstı. Özellikle İsrail'in bu ittifaktan rahatsızlık duyduğu görülüyor.

Mekke İttifakı'nın askeri operasyonel yönü öne çıkartılarak konu bu minvalde tartışılsa da asıl "siyasi caydırıcılık" ve "uzlaştırma potansiyeli" göz ardı ediliyor. 77 yaşındaki NATO'nun tarihinde 5. maddeyi yalnızca bir kez işletmesine rağmen nasıl bir siyasi etki gücüne sahip olduğu ortada.

Mekke İttifakı da böylesi bir siyasi güç potansiyeline sahip ve yakın gelecekte bunun meyvelerini görebiliriz.

Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik provokatif saldırılarının ardından İsrail basınında yer alan Suudi Arabistan'ın Gazze Savaşı sebebiyle durdurduğu İbrahim Anlaşmaları sürecine yeniden dönebileceği, Husi saldırılarının Riyad'ı buna zorlayacağına dair beklenti, ittifakın ilan edilmesiyle boşa çıktı.

Riyad, Mekke İttifakı'yla İsrail'in bu beklentilerine cevabını verdi. Türkiye ve Pakistan'la ilişkilerini güçlendirerek kendi bağımsız politikasını belirleyebileceğini gösterdi.

Bu durum, tam da ittifakın ete kemiğe büründüğü sırada İran destekli saldırıların hedefinin ne olduğunu da ortaya koyuyor.

İttifak, İslam dünyasında kronik hale gelmiş temel sorunlara çözüm üretmenin adresi olabilir. Bu yöndeki ilk çabası Filistinli grupları bir millî birlik hükümeti etrafında toplaması şeklinde gerçekleşebilir.

Suudi Arabistan, Hamas'ın Filistin seçimlerini kazanması üzerine El Fetih ile Hamas arasında başlayan ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan çatışmaları durdurmak için 2007 yılında bu grupları Mekke'de buluşturmuştu. Hamas adına Halid Meşal ve El Fetih adına Mahmut Abbas'ın katıldığı müzakereler sonunda Mekke Mutabakatı yapılmıştı.

Çatışmalar durmuş, İsmail Haniye'nin başbakanlığında millî birlik hükümetinin kurulmasına karar verilmişti. Böylece Gazze'ye yönelik tecrit kalkacak, Hamas da siyasi sürece daha güçlü katılarak ABD ve diğer Batılı ülkelerin kısıtlamalarından kurtulacaktı.

Ancak İsrail bu durumdan hiç memnun değildi. İki Filistinli grubun çatışmasını körükledi. Sonunda