SDG'nin tasfiye edilip Suriye'de toprak bütünlüğü sağlandığında aslında ilk nefes alacak olanlar Kürtler. Yaklaşık bir asırdır Suriye Devleti tarafından çoğu vatandaş bile kabul edilmeyen Kürtler artık ülkenin saygın bir yurttaşı oldular.
Bu durum Terörsüz Türkiye ve Bölge vizyonumuza da çok büyük bir katkı sağlayacak. Hatta DEM'in sırtında taşıdığı terör kamburundan kurtulmak için bir fırsat bu. Şimdi biraz gürültü çıkarsalar da Suriye'de işler durulduğunda bunun faydasını göreceklerin başında DEM bulunuyor. Çünkü namluların gölgesinin kalktığı bir ortamda konuşmak çok daha kolay ve yapıcı olacak. Kürtlerin varlıklarını kanıtlamaya ihtiyacı mı var
Suriye PKK'sının tasfiye edilme sürecinde oluşan gerilimden istifade eden birtakım ırkçı/inkarcı tayfa o bilindik saçmalıklarını anlatmaya hız verdi. Kimisi Kürtlerin dağlı Türkler kimisi ise İranlı bir kavim olduğunu ispat etmeye çalışıyor.
Böylesi bir cehalete cevap vermek bile anlamsız. Kürtlerin dili, grameri, Kürtçenin kelime hazinesi apaçık ortada. Kürtlerin tarihte kurdukları beylikler, haklarında kalem alınmış on binlerce arşiv belgesi şuracıkta duruyor. Her şeyden önce milyonlarca Kürt tarihi coğrafyasında yaşamlarını sürdürüyor. Kime neyi kanıtlayacaklar Aynü'l Arab mı Kobani miHalep'in bu küçük ilçesi DEAŞ ve PKK gibi iki terör örgütünün sırf alan hakimiyeti için 2014'te savaştığı bir yer olmasaydı muhtemelen hiçbir şekilde dünyanın gündeminde yer etmezdi. Demirtaş'ın sokak çağrısıyla başlayan ve başta Yasin Börü olmak üzere çok sayıda insanımızın hayatına mal olan provokasyonun adı da bu yüzden Kobani'ydi. Bu yüzden olsa gerek Kürtçü bölücülük için bu isim sembolik bir anlam taşıyor.
Kürtçülerin iddiasına göre Kobani Kürtçe bir isim ve bölgenin bir Kürt yerleşimi olduğunun kanıtı. Tarihçiler için ise bu iddia gülünç. Çünkü Kobani ismi Kürtçe olmadığı gibi herhangi bir dile de ait değil. Kasabanın adı tüm tarihi kayıtlarda "Arap Pınarı" olarak geçiyor. Suriye Devleti kurulduktan sonra ise bu ismin tam Arapça karşılığı olan

4