Kürtler bu treni kaçırmamalı

Kürtlerin önünde ilk defa böylesi "tarihi bir fırsat" var. Ülkemizde 1930'larda Kürt sorunu ortaya çıktığında iktidarda CHP vardı. Suriye'de sorun yangına döndüğünde ise Şam'da CHP'nin izdüşümü Baas.

Bugün Türkiye'de kimliklerini reddetmeyen, Kürtçenin önündeki tüm yasakları kaldıran bir iktidar var. Suriye'de ise Kürtleri vatandaş olarak bile kabul etmeyen Arap ırkçısı Baas rejimi artık yok. Üstelik yeni yönetim sadece Kürtlerin değil, tüm etnik ve dini grupların haklarını anayasal güvence altına almaya çalışıyor.

Yani yaklaşık yüz yıllık sorunun "gerçek failleri" her iki ülkede de "halkın değerlerini ve inancını" rehber edinen yönetimler tarafından tasfiye edildiler. İki ülkede de sömürgecilerin kapıkulu olan bu anlayışlar mağlup oldular. Bugün onlardan kalan artıkların bir kısmı Lazkiye dağlarında kan döküp kendilerine yeni efendiler arıyorlar.

Dağın bizim yamacımızdaki kısmında ise bir avuç mezhepçi fanatik kaldı. Onlar da güvenlik güçlerimizin ezdiği MLKP, DHKPC gibi terör örgütleri eliyle varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Kendilerini "aydın-sanatçı" maskesiyle kamufle eden üç beş mezhepçi provokatör de olmasa varlıklarını dahi duymayacağız.

Suriye'deki iç savaş boyunca "Esat'ın ülkemizdeki askerleri" olarak hareket eden CHP yöneticileriyle Esatçıların tek ortak noktası mezhepçilikleri değildi elbette.

En belirgin vasıfları ırkçılık ve bölücülükleriydi. Her ikisi de Kürtleri ötekileştirdiler. Bu yüzden gerçek fail onlardır. PKK bu ayrımcılığın sonucu olarak doğdu ve Baas ile CHP'nin bir kırması olarak adeta klonlandı. Bu amorf yapı tüm çirkinliğini terörün kirli boyasıyla taçlandırdı.

Bölgemizde barışın önünde engel olarak, kolları farklı yerlere uzanan ucube bir yaratık var. Bazen ZP olarak hortluyor, bazen Dervişoğlu'nun dişleri. Bazen "Kürt devletinden vazgeçmeyeceğiz. Demirtaş ile Öcalan halt ediyorlar" şeklinde ahkam keserken çıkıyorlar meydana, bazen de kan dökülmeyince işsiz kalacağını anlayan bir vampir kılığında.

Terörsüz Türkiye hedefinin kaderini SDG'nin tavrı belirleyecekti. Çünkü PKK'nın tasfiye sürecine Suriye kolunun iştirak etmemesi halinde bölgemizde silahların susması mümkün değil. Üç aydır Suriye yönetimi ve SDG arasında yürütülen müzakerelerin sonunda örgütün tasfiyesi ve mensuplarının Suriye Ordusu'na katılması kararıyla süreçteki en kritik eşik aşıldı.