Kırmızı bozuk kart

Özgür Özel'in hükümete karşı muhalefette bir dönüm noktası oluşturacak büyük sürprizinin iç cebinden çıkarttığı kırmızı kart olduğunu gören yoldaşları hüsrana uğradı. Partinin maaşa bağladığı Paris-Roma gezgini fondaşları dahi ekran önünde gülmekten kendilerini alamadılar. "Garipleri böylesi bir hayal kırıklığına uğratmaya ne hakkı vardı" diye düşünebilirsiniz. Fakat açık konuşalım, Özel'e karşı haksızlık yapılıyor.

Esat, Şam'daki sarayını pijamasıyla terk edip soluğu Rus karargahında aldığı saatlerde CHP'nin genel başkanına "Esat'la görüşülmeli" açıklamasını kim yaptırdıysa, cebine kırmızı kartı da o koymuştur.

Türkiye'yi kurduğunu iddia eden partinin dış politikası "mavi vatana hamaset, Karabağ'a sefalet" diyen bir zihniyete teslim edilmişken Özel'den çok şey beklenmiyor mu

Tüm dünyadaki akıl ve vicdan sahipleri İsrail vahşetini kınarken, CHP Siyonist işgale direnen Hamas'ı terörist diye yaftalayan ABD'nin yanında hizalanmadı mı

Fakat genel başkanın dış politikadaki danışmanları 1960'ların dünyasında yaşayan monşerlerse bunun tüm sorumlusu eczane dolaplarının tozunu alırken dersini iyi çalışmayan Özel midir

Suriye'de yüz binlerce insanın işkence tezgahlarında parçalandığını gördükten sonra aklı başında bir siyasetçiden beklenen şey ülkemize sığınan insanlara ilişkin partinin bugüne kadar ortaya koyduğu ırkçı-ötekileştirici dilden vazgeçip, insani bir duruşla yeni politikalar belirlemesiydi.

Oysa aklına gelen ilk şey Suriye halkına ülkemizin yüz yıldır kurtulmaya çalıştığı "tek parti diktatörlüğünü" model olarak sunmak oldu. Önceki genel başkanları da katliama uğrayan Türkmenlere Arapça Nutuk