Biraz fazla ironi gibi görünse de siyaset sahnesindeki son gelişmeler ister istemez bu soruyu sordurtuyor. Zira CHP'nin sabık genel başkanının neredeyse yaptığı tüm işler kendi partisini bitirmeye ve iktidarı güçlendirmeye yaradı.
Erdoğan'ı devirmek için kurulan masaya sağdan soldan topladığı isimlerin en niteliklileri ezici yenilgiden sonra içinde bulundukları siyasi atmosfere tahammül edemeyip soluğu AK Parti'de alıyorlar.
MHP'yi bölmek için kurulan İP'in sözcülüğünü yapan Kürşat Zorlu'nun AK Parti'ye katılması Dervişoğlu'na miras kalan bu politik oluşumun zeminin ne kadar çürük olduğunu gösteriyor. Seçimlerde 43 vekil çıkaran parti daha iki yıl geçmeden sandalye sayısını 28'e düşürdü.
Zorlu gibi İP'ten ayrılan Seyithan İzsiz, İdris Nebi Hatipoğlu ve Dursun Ataş AK Parti'ye katılmakla kalmadılar, partinin yönetimini üstlenen MKYK kadrosuna girdiler. İyi Parti'nin iki farklı ucunu temsil eden Salim Ensarioğlu ile Ünal Karaman pazar günü yapılan kongrede Cumhurbaşkanı'nın ellerinden tutup havaya kaldırdığı diğer isimler oldu. Anlayacağınız İP'in tüm vitrini artık AK Parti'de.
Yalnız onlar mı Gelecek Partisi Milletvekili Nedim Yamalı da AK Parti'nin MKYK'sında. Fakat en çarpıcı katılım şüphesiz Davutoğlu'nun sağ kolu Serap Yazıcı Özbudun. Çünkü anayasa profesörü Özbudun başkanlık sistemine karşı "güçlendirilmiş parlamento" fikrinin mimarlarından birisi olarak seçimlerden önce tüm platformlarda Kılıçdaroğlu'nun adeta rehberi olmuştu.
Şimdi yıllarca cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine "tek adam rejimi" diyerek ittifak kuran Kılıçdaroğlu'na kim hesap soracak "Ya iddianız boştu ya da hesabınız başkaydı" dese Kemal Bey'e umut bağlayanlar yanlış mı olur
Öyle görünüyor ki, Kılıçdaroğlu'nun koltuk uğruna bir kazana doldurduğu "sağcı-solcu-komünist-ülkücü-kürtçü-faşist"

126