Gazze'de savunmasız insanlar üzerinde her türlü vahşeti sergilemekten çekinmeyen İsrail, Türkiye'nin sınırına kadar dayanması karşısında ne yapacağını bilemez durumda. Apar topar ABD'ye koşup Türkiye'yi durdurması için Trump'a yalvaran Netanyahu'nun çaresizliği ilk defa bu kadar gözler önüne serildi.
Trump, soykırım suçlusu İsrail liderine "makul ol" derken sadece onun saçma sapan taleplerini karşılıksız bırakmakla kalmadı. İşi daha da ileri vardırıp "Erdoğan iki bin yıldır kimsenin yapamadığını yaptı. Suriye'yi aldı" dedi. Bu sözler bir durum tespitinden daha fazla anlam içeriyor.
Çünkü Türkiye 1918'e kadar tam 400 yıl kesintisiz olarak Suriye'yi yönetmişti. Trump bunu bilemeyecek kadar tarih bilgisinden yoksun değil. Aslında kastettiği şey Siyonistlerin iki bin yıldır hayalini kurduğu arz-ı mevudun "Türk duvarına" tosladığıydı. Nil'den Fırat'a kadar işgal etmek istedikleri coğrafya Golan Tepeleri'nden ileri gidemeyecek.
İsrail için Esat ailesinin yönetimindeki Suriye zayıf ve işbirlikçi haliyle kendisi için bir tehdit değildi. 1960'lardan beri ülkede Rus üsleri olmasına rağmen, İsrail Hava Kuvvetleri istedikleri zaman Suriye'de operasyon yapabiliyor, ajanlarını Suriye Savunma Bakanlığı'nda üst düzey makamlara dahi getirebiliyorlardı. Eli Kohen isimli ajan, Esat ailesiyle kurduğu yakın ilişki sayesinde 1967 Savaşı öncesinde Suriye Ordusu'nun tüm tahkimatını öğrenmiş, böylece İsrail daha savaşın ilk günü Suriye Hava Kuvvetleri'nin üçte ikisini imha edebilmişti.
8 Aralık'ta Şam'da gerçekleşen devrim, İsrail'in tüm planlarını altüst etti. Suriye Ordusu'na ait üsleri ve istihbarat binasını yerle bir eden saldırıları İsrail'e bir şey kazandırmadı. Çünkü Suriye Ordusu 14 yıllık savaşta zaten büyük ölçüde yok olmuştu.
Fakat yeni rejimin Türkiye ile kurduğu yakın ilişki İsrail'i telaşlandırıyor. Çünkü Türkiye güney sınırında yüz yıl aradan sonra kendisine dost bir müttefik kazanmakla kalmadı, Suriye topraklarındaki

87