İran Yemen'deki varlığını da kaybediyor

Tahran yönetimi, içine sürüklendiği kuşatmayı kırmak için başvurduğu "savaşı yayma" stratejisinin bedelini ağır ödüyor. İran'ın yaklaşık otuz yıl boyunca bir servet harcayarak Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen'de inşa ettiği; adına "direniş ekseni" dediği yapı bugün gözlerimizin önünde çöküyor.

Suriye'de Esad rejimi yok oldu. Irak'ta ABD müdahalesiyle kurulan ve İran etkisi altında şekillenen siyasal düzen sallanıyor. Lübnan'da Hizbullah ağır bedeller öderken, Beyrut yönetimi İran'la ilişkisini kesme noktasına geldi.

Ve şimdi Yemen... İran'ın Yemen'deki en önemli dayanağı olan Husiler de karanlık bir geleceğe doğru ilerliyor.

Tahran'ın bölgedeki vekil güçlerini savaşa zorlaması, kendisine kısa vadede zaman kazandırmış olabilir. Ancak bu tercih, orta vadede bu yapıların topyekûn zayıflamasına giden süreci hızlandırdı. İran, cepheyi genişlettikçe aslında kendi etki alanını daraltıyor.

Bugün Yemen sokaklarında yükselen sesler bunun en somut göstergesi. Marib, Taiz ve Aden başta olmak üzere pek çok şehirde yüz binlerce insan İran ve Husi karşıtı gösteriler düzenliyor. Bu tablo, Yemen'i yalnızca Gazze Savaşı sırasında İsrail'e füze atan bir aktör olarak görenler için şaşırtıcı olabilir. Oysa gerçek çok daha karmaşık.

Husiler aslında Yemen nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unu oluşturan Zeydi mezhebine mensup bir aşiret. Bu aşiretin silahlı yapısının adı Ensarullah Örgütü. Ancak Zeydilerin dahi ne kadarını temsil ettikleri tartışmalı. Bugünkü liderleri Abdülmelik el-Husi'nin babası Şeyh Bedreddin el-Husi tarafından kurulan ve örgütün öncüsü olan Hakikat Partisi 1997 seçimlerinde yalnızca yüzde 0,8 oy alabilmişti.

Yemen'in modern siyasi kırılması ise 2011 sonrası yaşandı. Ülkeyi 33 yıl yöneten diktatör Abdullah Salih, kitlesel protestoların ardından 2012'de devrildi. Husiler de bu süreçte diğer gruplarla birlikte devrimin parçasıydı. Ancak kısa süre içinde İran'la ilişkilerini derinleştirerek farklı bir rota çizdiler.

Bu süreçte Islah Partisi'nin, yani Müslüman Kardeşler çizgisinin devrim sonrası siyasette öne çıkması hem Suudi Arabistan'ı hem de darbeyle iktidara gelen Sisi yönetimindeki Mısır'ı rahatsız etmişti. Devrime bölgesel desteğin çekilmesiyle oluşan boşluk Husiler tarafından hızla dolduruldu.

Yeni yönetime karşı, ironik bir şekilde devirdikleri eski lider Salih'le ittifak kurdular. 2014'te başkent Sana'yı darbeyle ele geçirdiler. Yemen, bir anda İran'a daha da yakın bir eksene savruldu. Sonrası ise yıkım, iç savaş, kıtlık ve devletin çöküşü.

2017'de Salih'in Husilerle yollarını ayırma girişimi ise hayatına mal oldu. Husiler, eski müttefiklerini