İran'daki protestolar binlerce kişinin güvenlik güçleri tarafından öldürülmesinden sonra büyük oranda durdu. Bu kitlesel kıyım internet ve telefonun kesildiği bir ortamda gerçekleştiği için ancak cenazeler morglarda yığıldıktan sonra dünya yaşananlardan kısmen haberdar olabildi. Öldürülenlerin cenaze törenleri de yeni eylemlere sebebiyet verdiği için kitlesel törenler yasaklandı.
Fakat tüm bunlar rejimin olaylardan güçlenerek çıktığı anlamına gelmiyor. Hamaney'in çağrısıyla meydanlara çıkan rejim yanlılarının oluşturduğu kalabalık görüntü Tahran'ı şimdilik memnun etse de onlar bunun bir göz boyama olduğunun farkında. Çünkü asıl önemli olan şey yani "gönül bağı" yıkılmış durumda.
İran devrimi tüm İslam dünyasını derinden sarsan bir olaydı. Etkileri Şiilerin yoğun olduğu Irak ve Lübnan'da doğal olarak güçlüydü. Ancak Sünni dünyada en güçlü düşünsel etkiyi Türkiye'de yapmıştı.
400 yıl boyunca Sünni dünyaya liderlik eden Türkiye'de İran devriminin İslamcı düşünce üzerinde bu denli etki kurabilmesi Humeyni açısından büyük bir başarıydı.
Arap dünyası İran'dan gelen bu dalgaya karşı kendini büyük oranda kapatmıştı. Devrimin önde gelen isimleri olan Ali Şeriati, Mutahhari, Beheşti ve Humeyni gibi figürlerin kitapları Lübnan gibi birkaç ülke dışında yayınlanmadı. Ancak Türkiye'de başta bu isimler olmak üzere İranlı pek çok yazarın eserlerinin neredeyse tamamı yayınlandı. Öyle ki Ali Şeriati'nin Türkçeye çevrilmiş tam 59 kitabı bulunuyor.
80'li ve 90'lı yılların İslamcılarının kitaplıklarında Ali Şeriati'nin eserleri, Gazali'nin, Elmalılı Hamdi'nin, Mehmet Zahit Kotku'nun, Hüseyin Himi Işık'ın, Mevdudi ve Seyyit Kutup'un kitaplarıyla yan yana dururdu. İslam dünyasının hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bu çeşitlilik Türkiye İslamcılarının sahip oldukları "fikri derinlik ve tolerans kadar", Türkiye'de devletin laik olmasıyla da izah edilebilir. Çünkü devlet açısından Kutup ile Şeriati aynı derecede kendisinin uzağındaki figürlerdi.
İran rejimi Türkiye'deki bu iklimi çok iyi kullandı. Gazeteler, dergiler, dernekler aracılığıyla güçlü bir lobi faaliyeti yürüttü. Türkiye'deki kadar dünyanın hiçbir yerinde İran devrimini olumlayan kitap, makale ve şiir kaleme alınmamıştır.
Merhum Mehmet Şevket Eygi gibi bazı yazarlar ve

2