İran halkı ne istiyor

İran sokakları alev alev yanıyor. Şimdiye kadar ölenlerin sayısı 500'ü geçti. Ülkeyi MOSSAD'ın ve ABD'nin karıştırdığı söylemi gerçeği kısmen yansıtsa da olanları izaha tek başına yetmiyor.
Daha doğrusu halkın talebinin ne olduğu sorusunu gölgede bırakıyor. Fakat mızrak artık çuvala sığmıyor. Devlet ile millet arasındaki bağ onarılamaz boyutlara ulaştıysa yabancı istihbarat örgütlerinin müdahalesi kaçınılmazdır.
Bu noktada dikkatleri sadece ajanlara yöneltmek, ölmek üzere olan rejime kısa bir süre daha nefes aldırabilir. Fakat hayatta kalmasını sağlayamaz.
Sokağa dökülen insanların çok farklı talepleri var. Kimisi yaşanan ekonomik çöküntüye itiraz ediyor, kimisi rejimin baskıcı kimliğine, kimisi ise ülkenin yerlerde sürünen itibarına. Lakin herkesin ortak bir sloganı var: "Kahrolsun Hamaney diktatörlüğü!". Yani muhalifler rejimin ıslah edilmesini değil, devrilmesini istiyor.
Atılan sloganların en dramatiği şüphesiz "Ne Gazze ne Lübnan, can feda İran". Burada ilk bakışta kitlelerin İsrail'in soykırım yaptığı Gazze'yi umursamadığı düşünülse de gerçek böyle değil. İran rejimi 47 yıldır tüm dış politikasını İslam dünyasındaki Şii örgütlere yatırım yapmak üzerine kurdu. Lübnan'da Hizbullah'ı, Irak'ta ABD işgaliyle yönetime gelen Şii örgütleri, Yemen'de Husileri ve Suriye'de Esat rejimini silaha ve paraya boğdu.
Bu durum rejimin müdahale ettiği ülkelerde istikrarsızlığa, bazılarının parçalanmasına ve yüz binlerce insanın ölümüne sebep olurken, İran halkının da "servetine" mal oldu. Halk artık kendi cebinden harcanan ve İran'ı siyasi ve ekonomik açıdan zayıflatan bu politikadan vaz geçilmesini istiyor.
İran'da rejimin değişmesiyle hem itibarının geri geleceğini hem de ekonomik refahın artacağını düşünüyorlar. Hamaney rejimi değiştiğinde dünyanın en büyük petrol kaynaklarından birisine sahip olan İran'ın üzerindeki yaptırımlar kalkacağı için zenginliğin artacağına inanıyorlar. Aynı zamanda Arap dünyasından elini çekeceği için komşularıyla daha yapıcı bir ilişkinin kurulacağını ve ülkeye duyulan saygının artacağını düşünüyorlar. Haksız da sayılmazlar.Peki bu değişimi kim gerçekleştirecekÖne çıkan iki isim var: Biri devrik şahın oğlu Rıza Pehlevi. Diğeri ise Meryem Recevi Kaçar. Göstericilerin bir kısmı "çok yaşa Şah"