Hırsız pişkin olursa

Özgür Özel hırsızlık tanımına yeni bir boyut getirdi. Böylece CHP'li yöneticilerin neden ortaya saçılan bunca "hırsızlık itirafından" hiçbir şekilde utanmadıklarını da anlamış olduk.

Çünkü tüm ülke bu kafaya göre "babalarının malı".

Bu yüzden belediyeleri soyup soğana çevirmeleri kendileri açısından bir suç teşkil etmiyor. Hukukun ve her normal insanın hırsızlık olarak gördüğü şey, CHP liderine göre paranın bir cepten diğerine konulması.

Yok eğer cebinizden çalınan paranın hesabını sormaya kalkarsanız, alacağınız cevap açık. Özgür Özel şöyle diyor: "Neyse söyleyin verelim".

Yani haddini bil ey Türk Milleti. Sen CHP'nin ülkesinde kiracısın. Mal onun. Toprak onun. Ülkede değerli ne varsa, hepsi onun.

Özel, hiç utanmadan sıkılmadan açıkça söylüyor: "CHP'nin parası nereden geliyor Devletten. Belediyelerin bütçesi nereden geliyor Devletten. Öyleyse yapılan harcamanın belediyeden alınmasında ne sorun var Bir cepten diğer cebe."

Altındaki makam aracına değil, "sadece makyajına" Uşak halkının cebinden 200.000 avro harcandığı ortaya çıkınca CHP Başkanı'nın verdiği cevap özetle bu.

Bu kafaya göre CHP'li belediyeler partinin tüm ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Hatta genel başkanın makam aracındaki lüks taleplerini de yerine getirmeli.

Neden

Çünkü CHP demek, devlet demek.

Ülkeyi kurduğunu iddia eden partiye milletin ödemesi gereken diyet, 103 yıldır hiç bitmemiş demek ki.

Kamuya ait ne varsa üzerine konmayı kendine hak gören bir anlayış var karşımızda.

Bu yüzden tüm rezaletleri ortaya saçıldığında dahi en küçük bir pişmanlık ya da utanma duygusu