Halka uzak, kime yakınsınız

Yılın ilk sabahı henüz gün ışımadan yüz binlerce insan Galata Köprüsü'nde buluştu. Bazıları Anadolu'nun farklı şehirlerinden saatler süren yolculuk sonunda ulaştılar İstanbul'a. Zifiri karanlıkta ve buz gibi bir havada çocuklarını kucaklarına basıp yola düşen yarım milyon insanı hangi vaatle getirebilirsiniz bu meydana

Şöyle diyor seher vakti yüzleri ışıldayan yüz binleri görünce hırsından parmaklarını ısıran CHP'nin kalemşoru: "Dinciler toplanmışlar yine. Dün Ayasofya, bugün Emeviyye yarın Mescid-i Aksa. Yüz yıllık zincirlerimizden kurtuluyoruz diye bağırıyorlar. İslamiyet yeniden diriliyormuş."

Can Ataklı öfkelenmekte haklı olabilir. Umut bağladıkları ne varsa çöküyor. Esatları kaçtı. Kirli rejimi tarih oldu. Nefret ettiği her şeyi kendisine hatırlatan Suriyeliler kaldı ama kendi ideolojik yoldaşları def olup gittiler.

Delege satın alarak kazanılan kongrelere benzemiyor bu kalabalıklar. Kurulan oyunları bozarak, kirli planları yıkarak ilerliyorlar. Ayasofya'yı özgürleştiren iradenin ardında bir dağ gibi duruyorlar. Kim kıskanmaz ki bu sevgiyi

Oysa böylesi bir sevgiye kendileri de sahip olabilirlerdi. Fakat önce sevmeyi öğrenmeleri gerekiyor.

CHP ve şürekası neden asla iktidar olamaz bu ülkede biliyor musunuz

Çünkü sevgiyle değil, nefretle muamele ettiler bu ülkenin insanlarına kuruldukları günden bu yana. Bir kez olsun, sevinçlerine ortak olmadılar. Diktatörler devrildiğinde, darbeciler püskürtüldüğünde halkla birlikte mutlu olmak yerine kederlendiler.

Bir kez olsun, hüzünlerine ortak olmadılar. Deprem olduğunda "dayanışmayacağız"