Lübnan'da ateşkesin başladığı saatlerde dünya, Suriyeli muhaliflerin iki koldan Halep'e doğru ilerlediğine şahit oldu. Bu harekat o kadar hızlı devam ediyor ki, 24 saatte 60'tan fazla yerleşim yeri İran ve Hizbullah destekli kuvvetlerden temizlendi. Esat'ın milisleri büyük bir korku içinde Halep merkezine doğru kaçıyor.
Muhalifler aylardır hazırlandıkları operasyonu "Lübnan'daki İsrail saldırıları yüzünden ertelemek" zorunda kalmışlardı. İran ve destekçilerinin başından beri dillerine doladığı "muhaliflerin İsrail karşıtı direnişi baltalamak için üretildiği" yalanına malzeme vermek istememişlerdi.
Suriye halkına karşı işlediği tüm suçlara rağmen, Halep'i işgal altında tutan Hizbullah'a ve İran'ın emir eri haline gelen rejime karşı bir harekata kalkışmayı bu esnada doğru bulmadılar. Oysa her gün İsrail saldırılarına muhatap olan rejim Siyonistlere tek bir kurşun dahi sıkmazken, İdlip'i vurmaya devam etmişti.
Suriye'de rejim ile muhalifler arasında 8 yıl önce yapılan ateşkese rağmen ne Esat'a ve İran'a bağlı milisler ne de Rusya bir gün dahi namlularını soğutmadılar. Hama, Humus ve Halep'in boşaltılmasından sonra 4 milyondan fazla Suriyelinin sığındığı İdlip her gün cehennemi yaşadı. İşte harekatın birinci gerekçesi, bu saldırılara artık bir son vermek.
Suriye'de diktatörlük rejimine karşı "en son ayağa kalkan", fakat ayaklanmaya katıldıktan sonra en güçlü şekilde direnen Halep rejim kuvvetlerinden temizlenebilir mi Bu elbette o kadar kolay değil.
13 yıldır süren iç savaş boyunca Halep'in merkezi muhaliflerin eline hiç geçmedi. Ülkenin bu en büyük ikinci şehrine en son 2015'te geniş çaplı bir operasyon düzenlenmiş ancak rejimin imdadına DEAŞ yetişmişti. Eğer bu kanlı örgüt o zaman muhaliflere Rusya ile birlikte saldırmamış olsaydı, bugün belki de ne Esat rejimi ayaktaydı ne de milyonlarca insan mülteci olurdu.
Fakat bugün durum çok farklı. Muhalifler arasında tam bir

109