Gülben Ergen dersini iyi çalışmamış

Suriye'de mezhepçi azınlık diktatörlüğünün yıkılıp, halkın istediği bir yönetimin işbaşına gelmesinden Özgür Özel'in ne kadar rahatsız olduğunu biliyoruz. Zaten kendisi de "HTŞ'ye kravat takmakla bu iş olmaz" diyerek tavrını her fırsatta ortaya koyuyor. İnsan "papyon içinizi rahatlatmaya yeter mi" diye sormadan edemiyor doğrusu.

Lakin CHP lideri bu konuda yalnız değil. 14 yıldır Esat'ın katillerinin tecavüzüne uğrayan kadınları, delik deşik edilip çukurlara doldurulan erkekleri, kimyasal gazlarla öldürülen çocukların hakkını bir kez olsun aramayanlar Suriyeli kadınların makyajı için feveran ediyor.

Lazkiye Valiliği bir genelge yayınlayarak devlet memuru kadınları, aşırı makyaj yapmamaları ve dekolte kıyafetler giymemeleri konusunda uyarmış. Kadın hakları konusunda çok hassas olan Gülben Ergen durur mu "Kadınların yakasından düşüp, kendi nefsinizi eğitin önce! Bi de valiymiş" diyerek tepkisini dile getirmiş.

Hakkını teslim etmek gerek, Gülben Hanım zamanında "Suriyeliler gitsin" kampanyasına karşı çıkarak tepki göstermişti. Yani CHP, Zafer, Saadet ve Refah Partisi'nin başını çektiği "defolsuncular"dan değildi.

Ancak "Suriye'de kadın olmanın" zorluklarını ve Ahmet Şara Hükümeti'nin çabalarını anlamak için biraz daha gayret etmesi gerek.

CHP ve DEM'in "gerici çete" yakıştırması yaptığı yeni Suriye yönetiminde bir kadın bakan var mesela. Adı Hind Kabavat. Üstelik bir Hristiyan. Doğal olarak başörtülü değil. Hatta makyaj da yapıyor.

Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı olarak kabinede görev yapan Hind Kabavat, çadır kentleri dolaşıyor, kadınların sorunlarını dinliyor, ülkedeki işsizliğe çözüm üretmeye çalışıyor. Kabinenin en aktif üyelerinden birisi. En son BBC'ye verdiği röportajda "vitrin mankeni değilim, Suriye için gece gündüz çalışmam lazım" demiş.

Devrimin başladığı İdlip'te yıllardır