Gazze'nin gerçek düşmanı

Parçalanmış çocuk bedenlerinin ekranlarımızdan odalarımıza döküldüğü cinneti yaşarken, Netanyahu ve yoldaşlarının tüm insanlığın ortak düşmanı olduğu tartışmasız bir gerçektir. Oysa bu kandan beslenen vampirler, vahşetin necis birer figüranı olmaktan başka bir şey değiller.

İki asırlık çaresizliğimizin gerçek sorumlusunun, düşmanın işbirlikçisi despotlar olduğunu Gazze Soykırımı hepimizin yüzüne çarparak gösterdi. İsrail gücünü kendisinden ya da gölgesine sığındığı ABD'den değil, daima bu kirli rejimlerden aldı.

Onlar ortadan kalktıkça büyü de bozulacak. Arap halklarının Gazze için Libya, Tunus ve Cezayir'den başlattıkları yeni direniş hattının birkaç gün içerisinde önünde durulamaz bir sele dönüşmesi işte bu yüzden an meselesi. Gazze'de iki yıldır yaşanan bunca acıya rağmen birkaç istisna dışında Arap halklarında yaşanan sessizlik "Sumud Konvoyu" ile yerini bir fırtınaya bırakmış durumda.

Bu sessizlik ikliminin Afrika'nın kuzeyinden başlayarak yırtılması ise tesadüf değil. Fırtınanın bazılarının bütünüyle Batı'nın planı gibi göstermeye çalıştığı "Arap Baharı" rüzgarının devrime dönüştüğü Libya'da, biraz ayağı tökezlese de Tunus'ta ve iç savaşın ağır faturasından ders çıkaran Cezayir'de etkisini göstermesi son derece anlamlı. Çünkü tüm bu ülkelerde Batıcı işbirlikçiler tasfiye edildiler.

Sağlamlık, kararlılık ve sebat gibi bir anlam köküne dayan Sumud ifadesi Arapların 67 mağlubiyetinin ardından yaşadıkları büyük travmayı aşmak için buldukları yeniden ayağa kalkma çağrısıydı. Sumud bir zaman dilimiyle kayıtlı savaşın yerine, toprağa sadakati öne çıkaran uzun soluklu mücadeleyi anlatmak için kullanıldı. Bugün tüm Arap dünyasının onurunun, Siyonistler tarafından ayaklar altına alındığı bir dönemde aynı slogan yeniden Arap sokağında yankılanıyor.

Dünyanın farklı yerlerinden Mısır'a akın eden on binlerce insanı Gazze kapısına ulaşmadan sınır dışı etmeye çalışan Sisi yönetimine ise öfke büyüyor. Herkes Muhammed Mursi'nin "Gazze'yi asla terk etmeyeceğiz. Mısır halkı adına söz veriyorum: Bu yoldan asla dönmeyeceğiz"