Dünyanın bir soykırımı canlı yayında izlediği yer Gazze. Etrafı dikenli teller ve yüksek duvarlarla kapatılmış bir toprak parçasındaki iki milyon tutsağın azgın ve sapkın psikopatlar tarafından türlü işkencelerle yok oluşuna şahitlik ediyoruz. Kimsenin durdurmaya gücü yok. İslam dünyası denilen yığın, içi pamukla doldurulmuş oyuncak bir aslandan farksız. Çaresizliğimiz ne paramızın olmayışından ne de askerimizin azlığından.
Müslüman ülkeler siyasi bir iradeden yoksun. Gerçek bu. Böyle bir durumda olmasaydık, Türk dünyası Kıbrıs'taki Türk varlığını yok etmeye çalışanların işgalindeki Güney Kıbrıs'ta temsilcilik açmaz, BM ne derse desin Kıbrıs Türk Devleti'ni tanırlardı. Bakın İsrail'e, tanıdığı tek bir BM kararı var mı
İşte bu yüzden ne abartılı söylemlerle "gerçeğimizden" uzaklaşmalı ne de "umutsuz" olmalıyız. Türkiye bu gerçeği gözardı etmeden dünyanın dikkatini Gazze'ye çekmeye çalışıyor.
İstanbul'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un çağrısıyla düzenlenen "Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu"nun ilk toplantısı bu nedenle çok önemliydi. 13 ülkenin Meclis Başkanının katıldığı toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslam dünyasına sitem etti. Gazze Soykırımı Batı'nın tüm değer yargılarının iflası anlamına geldiği gibi, İslam dünyasının da bu vahşet karşısında sınıfta kaldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı yerden göğe kadar haklı. Lakin öyle bir İslam dünyası iki asırdır zaten yok. Olsaydı ne Afganistan yok edilir ne Irak lime lime doğranır ne de Suriye halkı kimyasal silahlarla biçilebilirdi.
Her şeye rağmen bu toplantı önemli bir şeyi başardı. BAE ve Bahreyn gibi İsrail'le normalleşme aşamasındaki iki Arap ülkesinin Gazze konusunda Türkiye ile aynı yerde durmasını sağladı. Aynı şekilde İsrail ile ticari ve siyasi ilişkilerini soykırım sırasında dahi azaltmayan Azerbaycan, toplantı sayesinde Siyonizm karşıtı bu fotoğrafa girdi. Gazze direnişine mesafeli bu üç İslam ülkesinin Türkiye'nin diplomatik çabaları sonucu İsrail karşısında tavır alması

93