Vatandaşlarının üzerine gökten ölüm yağdırıp, şehirlerini adeta deprem olmuş gibi yerle bir eden, kendi zulmü yetmezmiş gibi ülkesine Rusya ve İran'ın askerlerini davet ederek işgal edilmesini sağlayan Beşar Esat af ilan etmiş. Esat'ı kim affedecek
2012 yılından bu yana 24 kez af ilan etti Esat. Fakat hiç birisinde suçsuz ve haksız yere tutuklayıp işkence ettiği on binlerce insanı serbest bırakmadı. Bu af kanunu da böyle. Tecavüzün artık sıradanlaştığı yer altı zindanlarında binlerce kadın ölümü bekliyor. Bırakın kadınları, erkeklerin dahi tecavüze uğradığı, tutsakların aylarca aç, susuz ve çıplak bırakılarak her gün biraz daha öldürüldüğü bu zindanlarda yer kalmamış durumda. Pek çok tutsağın işkenceler sonucu aklını yitirdiği bu vahşet laboratuarları Hitler'in esir kamplarından çok daha korkunç yerler.
Bu rejimin zulümlerini desteklemiyorsanız ya da bu "azınlık diktasının mezhebine mensup değilseniz", Suriye sizin için açık bir cezaevi. Daha önce çıkartılmış af yasalarına inanıp ülkesine dönen sıradan insanlar, bunun bedelini canlarıyla ödediler. Üstelik hiç birisinin muhalif bir siyasi kimliği yoktu. Şimdi Esat'a kim güvenecek
Suriye toprakları fiilen üçe bölünmüş durumda. Bir kısmını PKK eliyle ABD, bir kısmını ise Rusya ve İran yönetiyor. Aslında Esat'ın ne ülkesinde bir otoritesi var ne de topraklarını İsrail saldırılarından koruyacak bir ordusu. Ülkenin Esat'ın şebbihalarından ve PKK-DEAŞ gibi terör örgütlerinden Türk Ordusu ve Suriyeli muhalif kuvvetler tarafından temizlenen "küçük bir kısmında" ise yerlerinden edilmiş milyonlarca Suriyeli yaşıyor.
İdlip ve Halep kırsalı, Hama, Humus, Şam, Rakka ve Deyrizzor gibi şehirlerden kaçıp çadır kamplarda yaşama tutunmaya çalışan insanlarla dolu. Nüfusun dörtte biri bu alana sıkışmış durumda. Yarıya yakını ise ülkeleri dışında mülteci.
İnsanların kendi evlerine huzur içinde dönebilmeleri için Esat rejiminin BM Güvenlik Konseyi'nde 2015 yılında alınan kararı uygulaması gerekiyor. Rusya ve ABD'nin imzaladığı

101