Esat ve PKK çökerken İsrail ve İran'da yas var

Halep'in yıldırım hızıyla hareket eden muhalifler tarafından 48 saat içerisinde kurtarılması, Esat rejiminin çoktan bitmiş olduğunun en açık kanıtı. Rejime bağlı komutanlar peş peşe çektikleri videolarla muhaliflerin safına geçtiklerini ilan ediyorlar.

Yıllardır Tel Rıfat gibi küçük bir kasabayı işgal eden PKK'nın binlerce militanıyla ve ABD'nin verdiği modern silahlarla direneceği söylemlerinin ise koca bir palavra olduğu ortaya çıktı. Teröristler muhaliflerin ayak seslerini duyduklarında, arkalarına bile bakmadan kaçtılar. Yüzlercesi esir alındı.

Suriye'de haritanın birkaç gün içinde değişmesi ve muhaliflerin bir yandan PKK'yı diğer yandan Esat ve İran yanlısı milisleri ezerek kuzeyde ve güneyde ilerlemeleri devrimin ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor:

1- Rejim artık çökmüştür. Esat'ı bugüne kadar ayakta tutan şey, İran ve Rusya'nın sivillere yönelik pervasız saldırılarıydı. Artık bu iki ülkenin de Suriye halkı karşısında yapabilecekleri sınırlıdır. Şehirlere yönelik hava saldırılarıyla sonuç alabilmeleri mümkün değildir.

2- Suriyeli muhalifler, Esat ve Rusya'nın sürekli ihlal ettiği sekiz yıllık ateşkes boyunca boş durmamış hem siyasi hem de askerî açıdan organize olmayı başarmışlar. Sahada tam bir koordinasyon içinde hareket etmeleri bunun en açık kanıtı. Bugün kuzeyde var olan Geçici Hükümet ve İdlib merkezli Kurtuluş Hükümeti güçlerini birleştirebilir ve tek bir yapıya dönüşebilirse, Suriye muhalefeti tüm dünyada ülkenin "meşru otoritesi" olarak kabul edilecektir.

3- Muhaliflerin Halep'te Hıristiyanlara karşı gösterdiği nezaket ve esirlere karşı sergiledikleri savaş hukukuna uygun muamele DEAŞ'ın devrime sürdüğü kara lekeyi sildi. Bu süreçte muhaliflerin bir iç disiplini sağlayacak güçlü "eğitimden" geçtikleri de görülüyor.

4- Muhalifler bugün ellerine geçirdikleri topraklardan çok daha fazlasına 10 yıl önce sahiplerdi. DEAŞ gibi bir terör örgütü olmasaydı Şam'daki rejim çoktan çökmüştü. Devrime asıl zarar veren şeyin "tekfirci ve aşırı görüşler" olduğunu muhalifler acı bir tecrübeyle yaşadılar. Bugün ise ülkedeki tüm etnik ve dini yapılara güvence veren milli bir duruşun sergilenmesi kısa sürede devrimin Suriye'nin her noktasına yayılacağını gösteriyor. Halepli Hıristiyanların ve Suveyda'daki Dürzilerin Halep'in kurtarılmasını sevinçle karşılaması da bunun bir işareti.