İzmir'in sokaklarında çöplerden dağlar oluştu. Şehirdeki çöp kokusu yaz sıcaklarının başlamasıyla denizdeki lağım kokusuyla birleşince ülkenin en büyük üçüncü kenti yaşanmaz durumda. Üstelik "halkın partisi, emekçinin dostu" iddiasındaki CHP yönetiminin hedefinde artık emekçiler var. CHP adeta işçilere savaş açtı.
Oysa 23 bin işçinin başlattığı grevin sahibi DİSK, CHP için adeta bir insan kaynağı gibiydi. Sendika başkanlığından emekli olanların ikinci adresi CHP'ydi. Süleyman Çelebi, Kani Beko gibi pek çok DİSK yöneticisi CHP'nin daima vitrini oldu.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan karşıtı kampanyanın en aktif bileşeni olan sendika bugün "emek hırsızı" ilan ettikleri CHP'li belediyenin kapısında hak arıyor.
Sendikaya göre Türk-İş'e bağlı Belediye-İş Sendikası'nın yetkili olduğu şirketlerde imzalanan toplu iş sözleşmelerine tabi çalışan işçiler ile DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'na üye işçiler arasında on binlerce liraya varan ücret farkları bulunuyor. Özetle işçiler "eşit işe eşit ücret" talep ediyorlar.
İzmir Belediyesi ise kaynaklarının kısıtlı olduğu gerekçesiyle işçileri arasında var olan bu ücret adaletsizliğini savunuyor. Başkan Cemil Tugay'a göre işçiler, CHP'li belediyeler yolsuzluk operasyonlarıyla sarsılırken kendi kapısı önünde değil, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde eylem yapmalıymış.
Şimdi sormazlar mı Madem bütçen kısıtlıydı, 2024 yılında konserlere neden 131 Milyon TL harcadın Hükümetten gelen bütçeyi kuruşuna kadar al ama SGK'ya olan borcunu ödeme. Sabahtan akşama "hakça bölüşüm" edebiyatı yap ama işçinin alın terinden kısıp CHP propagandası yapan "sanatçılara" milyonlar dağıt.
Özgür Özel, Sosyalist Enternasyonal Toplantısında dünyanın köşe bucağından topladığı küçük Sol parti temsilcilerinin eline

84