CHP mafyanın nesi olur

90'lı yıllar sadece terörün değil, aynı zamanda onun bir uzantısı olan mafyanın siyaseti belirleyecek düzeyde güce ulaştığı dönemdi. Ak Parti iktidarının başardığı en büyük işlerden birisi siyasetteki bu kirli düzeni yıkıp, mafyatik yapılanmaları etkisiz hale getirmesi oldu.

Bugün ülkede karanlık ellerin tezgahladığı provokasyonlar tutmuyor, etnik ve mezhebi kışkırtmalar hedefine ulaşamıyorsa bunda siyasi otoritenin başta uyuşturucu ve silah mafyası olmak üzere suç örgütlerine göz açtırmamasının rolü büyük.

Muhalefet de iktidarın ülkeye sağladığı bu vesayetsiz, kambursuz ortamın kıymetini idrak etmeli. Çünkü mafyanın belinin büküldüğü bir zemin, kendilerine de geniş alan açmış durumda.

Evlat katili bir psikopatın CHP liderine attığı tokatın hedefi Kürt sorununa barışçıl çözümün engellenmesiydi. Bu çirkin tezgahı kuranlar ülkede "PKK'nın tasfiyesi ve silahların susması" konusundaki konsensüsten CHP'nin ayrılması için açık bir uyarı yaptılar. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere iktidar kanadının ilk anda Özel'i arayarak sergiledikleri duruş provokasyonu bitirdi. Sırrı Süreyya Önder'in hastalanması, ardından vefatı sırasında oluşan barış atmosferini bozmak isteyenlere Özgür Özel de en yüksek perdeden cevap vererek "amatör kurgulanmış oyunu" bozdu.

CHP liderinin bu olaydan çıkartması gereken ilk ders siyaseti terör örgütlerinin ve onların izdüşümü olan mafyanın kirletmesine izin vermemek olmalıdır. Küçük hesaplar için firari FETÖ'cülerin, kara para ve kumarla servet biriktirenlerin sözlerine kulak kesildiğinde aslında önce kendi politik alanını daralttığını görmeli.

Oysa Özgür Özel, Baykal'a kaset kumpası kuran FETÖ'cü firari Cevheri Güven'le birlikte hareket eden bir mafya artığının dile getirdiği çirkin iddiaları gündemleştirmekten medet umuyor. İddiaya göre Kıbrıs'ta öldürülen yasa dışı kumar patronu Halil Falyalı'nın elinde 45 kaset bulunuyormuş.

Kim söylüyor bunu Falyalı cinayetinde rol aldığı için Hollanda'ya firar eden ve Türkiye'nin İnterpol'den iadesini istediği kişi. Cemil Önal sekiz yıl boyunca Falyalı'nın muhasebesini tutmuş, adeta kara kutusu gibiydi. Türkiye'de yargılanabilseydi pek çok şeyi öğrenebilirdik. Oysa Hollanda iade etmeyerek CIA koruması altında olduğu iddia edilen kişinin infaz edilmesine olanak tanıdı.

Kıbrıs'ın kumar patronu, Söylemezler Çetesi denilen bir yapı tarafından aralarındaki husumet yüzünden öldürüldü. Falyalı öldükten sonra "elinde Türkiye'yi sarsacak kasetler" vardı diye ispatlanamayacak