Çekin kanlı ellerinizi Narinlerimizin üzerinden

Bir çuvalın içinde buldular Narin'i, ufalanmış bedeninin yanında kanlı terlikleri ve elifbasıyla. Henüz sekiz yaşındaydı. O güzel gülümsemesiyle veda ederken tüm ülkeyi yasa boğdu Narin. Kimler kıydı bu küçücük bedene Sapkın bir alçağın kirli nefsinin kurbanı mıydı Yoksa ilkel bir düşmanlığın bedelini mi ödedi bu küçük haliyle. Henüz bilmiyoruz. Devlet tüm kurumlarıyla seferber olmuş durumda. Mutlaka çıkacak ortaya bu aşağılık suçu işleyenler ve "bir şekilde" cezalandırılacaklar.

Bir şekilde diyoruz. Çünkü ülkemizde böylesi korkunç cinayetlere verilen cezaların yeterli ve toplumun beklediği oranda caydırıcı olmadığı konusunda genel bir kanaat var. En vahşi yöntemlerle cinayet işleyenlerin dahi "20 yılda serbest" kaldığı bir ülkede vicdanları teskin etmek mümkün değil elbette. Bu nedenle, "kasten ve eziyet çektirerek" ya da "tecavüz ederek" işlenen cinayetin cezasının idam olması toplumun büyük çoğunluğunun beklentisi. Öyle görünüyor ki, idam cezası bu tarz suçlar için getirilmezse bu cürümleri engellemek mümkün olmayacak.

Fakat AB kriterlerini kabul eden ve AİHM'i bağlayıcı gören Türkiye'nin yeniden idam cezasını kabul etmesi mümkün görünmüyor. Ne devletin bu yoldan geri dönmeye bir isteği var ne de iktidarı AB hukuk normlarına yeterince uymadığı için eleştiren muhalefetin. Zaten muhalefete kalsa AİHM'in Öcalan başta olmak üzere teröristler için verdiği kararları çoktan uygulayacaklar. Bir yandan "cinayetleri durdurun" diye sokağa dökülüp, diğer yandan "caydırıcı cezalara" karşı direnmek de başka bir tür ikiyüzlülük.

Fakat ikiyüzlülük ödülünü alma konusunda PKK ve uzantılarının eline kimse su dökemez. Narin'in ölümü üzerinden "devlet Kürtlere zulmediyor" kampanyası başlatıp sokağa dökülenlerin ellerinde binlerce Kürt kızının kanı var. Örgüte militan kazandırma bürosu olarak hareket eden partileri bugüne kadar kaç kızı dağa kaçırıp aşağılık teröristlerin pis nefislerine kurban etti Utanmazlıkları ayrı çirkinlik,