Bidon kavgası

Hakaretler, bel altı göndermeler, imalı küfürler havada uçuşuyor. Hayır. Çeyrek asırdır CHP'nin yönettiği İzmir'de su kuyruklarında canından bezen vatandaşın bidon kavgasından bahsetmiyorum. Onun çözümü yok zaten.

Konumuz partinin merkeziyle, bugüne kadar pamuklara sarıp özenle besleyip büyüttüğü kendi medyası arasındaki kavga. Öyle ki, Kartal Tibet'in Gırgıriye'de işlediği Sulukule kavgaları çok daha düzeyli bunun yanında. Hiç olmazsa filmde kavga, klarnetle darbukayı duyana kadardı. Burada ne darbukaya vuran var, ne "durun siz kardeşsiniz" diyen.

Özgür Özel, iki lafından biri hakaret olduğu için besleme medyadaki yozlaşmanın timsali haline gelen Yılmaz Özdil için "seçmene bidon kafalı diye hakaret etmeyi maharet sayan, kutuplaşmadan beslenip, normal siyaset ortamında kendisine yer olmadığını düşünen kişi" deyiverince adeta kıyamet koptu.

Seviye konusunda bir marka olan Özdil boş durur mu: "Trollerin abisi Özgür Özel, sana bu iftiranı yedireceğim. Gözlüğünü çıkardın ama gözüne sokacağım" diye cevap verdi. Kavga CHP Sözcüsü Deniz Yücel'in "Adam şuurunu kaybetmiş. Bugüne kadar kime hangi sözünü yedirdin de, mahalle kabadayısı gibi efeleniyorsun, haddini bil" sözleriyle yeni bir aşamaya geldi.

Fakat CHP sözcüsünün şüphesiz en vurucu açıklaması Özdil'in yıllarca "Atatürk'ü istismar ederek insanların duygularını sömürdüğünü" itiraf etmesi oldu. Demek ki gerçeği görmek için ağızdan akan salyanın CHP koridorlarına ulaşması gerekiyormuş.

Bu kavgayı dışarıdan izleyen herkes Özel'in derdinin bugüne kadar "ortaçağ zihniyeti" diyerek aşağıladığı muhafazakar ve milliyetçi kesimlere sahip çıkmak olmadığını gayet iyi biliyor. Aynı şekilde Özdil'in öfkesinin sebebi de CHP'nin normalleşme adını verdiği süreç değil.