Bayramda bölünme

Bayramlar kırgınlıklar ve husumetlerin geride bırakılması için bir fırsat olarak görülür. Küskünler barışır, dağılanlar toparlanır. Oysa CHP'de durum tam tersi. Kurban Bayramı'nda "iktidara alternatif olma şanslarını" kurban verdiler. Bayramda bölündüler.

Şimdilik "Silivri Cephesi" güçlü gözükse de Kılıçdaroğlu'nun makamına oturmasıyla birlikte "Ankara Cephesi" de hızlıca büyüyecek. Çünkü "mühür kimdeyse, Süleyman odur".

Ankara'daki bayramlaşma sırasında her iki taraf da partiye hakim olduklarını kanıtlayabilmek için büyük kalabalıklar toplamayı hedefliyor. Oysa unuttukları şey, iki mekan arasındaki 10 dakikalık uzaklığın tahmin edilenden daha derin bir ayrılığı körükleyeceğidir.

İki ayrı kitle, kalabalık olmanın verdiği heyecanla "kendilerinin haklı", diğerlerinin ise "suçlu" olduğunu düşüneceklerdir. Zaten bir grup diğerini "hırsız" olmakla, diğer grup ise düne kadar yoldaş olduklarını "ihanetle" suçlamaya başladı bile.

Böylece iktidarın yıllardır CHP'ye yönelttiği suçlamaları anlatmasına bile gerek kalmadı. Partinin "hırsızlar ve dolandırıcılar tarafından ele geçirildiği" söylemini artık CHP'nin iki kanadı da birbirine karşı kullanıyor. Güç mücadelesinde üstün gelebilmek için bütün enerjilerini buna teksif etmiş durumdalar.

Bir taraf parti binası önünde "haram parayla alınmış makam araçlarından" sergi açarken, diğer taraf "bu kirli araçları sen benden çok kullandın" diyerek savunma yapıyor.

Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça.