Başıboş muhalefet sorunumuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ana muhalefet partisi lideri Özel'i makamında kabul etmesiyle başlayan sürecin Türkiye'deki gerilimi azaltacağına dair herkes umutlanmıştı. Haziranda gerçekleşecek iade-i ziyaret bu umutları belki artırabilir ama ülkedeki başıboş muhalefet sorununa merhem olur mu bilmiyorum.

Sürü halinde sokaklarımızda gezen köpekler çocuklarımıza saldırıyor, yaralıyor hatta ölümlerine sebep oluyor. Bu ciddi bir sorun değil mi Elbette, hem de çok ciddi. Hükümet bu sorunun çözümü için bir yasa teklifi hazırlığı sürdürüyor. Tüm partilere, STK'lara, sendikalara, din adamlarına, hukukçulara, sanatçılara çağrıda bulunuyor: "Gelin çözüm önerilerinizi dinleyelim, birlikte çözelim" diyor.

Meclis'te bulunan siyasi partilerin birinci vazifesi yasama faaliyeti değil mi Oysa daha kanun teklifi ortaya çıkmadan, yargılayıp hükmü vermiş durumdalar. Kimisi iktidarı "zaten siyasal İslamcılar hayvan düşmanı, itlaf edecekler" diyerek suçluyor, kimisi "bu kadar köpek bakılmaz, iktidar çocuklara gidecek parayı köpeklere yedirecek" diyor. Peki, sizin çözüm için bir öneriniz var mı

Sorunu çözmesi gereken yerel yönetimler değil mi İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirler yıllardır CHP tarafından yönetilmiyor mu Ne yaptınız şimdiye kadar Başıboş bıraktık.

Seçimlerden önce başıboş köpek sorunu için adeta davul zurna çalan Refah Partisi'nin durumu daha da beter. Erbakan'ın her mikrofon bulduğunda söylediği tek söz var: "İtlaf ettirmem". İyi de iktidar böyle bir şey mi vaat etti Erbakan için bunun bir önemi yok. Yeter ki itiraz etsin.

Oysa cumhurbaşkanı önceki gün çok açık konuştu: "Hazırlanan kanun teklifiyle bakımevi olmayan yerlerde köpek bakımevleri kurulacak, sahiplendirme kampanyaları yapılacak. Başıboş sokak köpekleri sorununu mutabakatla gidereceğiz."

İktidar isterse bir yasa teklifini Meclis'ten geçirebilecek çoğunluğa sahip. Fakat sorunu