Cumhuriyet tarihinin en uzun soluklu isyanı artık sona eriyor. 1978'de Abdullah Öcalan tarafından kurulan PKK terör örgütü birkaç gün içinde tarihe karışacak. Bu yalnız bir örgütün tasfiyesi değil, yüz yıldan uzun bir süredir defalarca patlak veren ve ancak askeri yöntemlerle bastırılan isyanlar dalgasının da son bulduğu anlamına geliyor.
İşte bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece on binlerce insanımızın canına ve hesap edilemeyecek ülke servetine mal olan bir örgütü değil, "Türkiye'nin en büyük sorununu halleden lider" olarak tarihe yazılacak: Barışın mimarı olarak.
Yakın tarihimizdeki en kanlı isyan 1921 yılında patlak veren Koçgiri'ydi. İstiklal Savaşı'nın ortasında başlayan bu isyan bastırılmamış olsaydı, Sakarya Meydan Muharebesi gerçekleşmeyecek, belki de bugün Anadolu'da bir devlete sahip olamayacaktık.
Peşinden 1924'te Beytüşşebap İsyanı, 1925'te Şeyh Sait İsyanı, 1926, 1927 ve 1930 yıllarında üç defa Ağrı İsyanı, 1937'de Dersim İsyanı gerçekleşti. Yani Öcalan PKK'yı kurana kadar Anadolu her birinin motivasyonu farklı olsa da merkezinde Kürtlerin yer aldığı isyanlarla boğuştu.
Şayet askeri yöntemler sorunu çözmek için "tek başına yeterli olsaydı" isyanlar tekrarlar mıydı Bugün Dersim yok. Yerinde, isyanı bastırmak için başlatılan harekattan ismini alan Tunceli var. Bu isimlendirme bile sorunu çözme konusundaki yaklaşımın sakatlığını ele veriyor.
Sorunu kalıcı olarak çözmek cesaret isteyen bir işti. Bu yüzden gerçek bir irade ortaya koyan kim varsa uzun yaşamadı. Turgut Özal ve Eşref Bitlis gibi birkaç önemli istisna dışında böylesi büyük bir sorunu toplumsal barışı inşa ederek çözmeye kimse yanaşmadı.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı farklı kılan şey bu. Teröre karşı silahlı mücadeleyi en üst perdeden yürütürken, ülkenin demokratikleşmesini sağladı.
Yalnız Kürtlerin değil, Alevilerin de Sünnilerin de kronik problemlerini çözdü. Her alanda özgürlüklerin sınırlarını genişletti ve toplumun devleti kucaklamasını sağladı. Zaten kalıcı barış ancak böyle gerçekleşir.
PKK lideri Öcalan'ın silah bırakma çağrısında itiraf etmek zorunda kaldığı gerçek bu: Örgütü var eden tüm gerekçeler ortadan kalkmış

85