Asalet geri döndü

Hüzünlü bir ses doluyor salona önce. İnce bir ağıt yükseliyor adeta gökyüzüne. Oysa bir müjdeyi duyuruyor bu sözler. Fakat yüz binlerin cansız bedenleri, milyonların sürgünleri içinde bir müjde dahi ağıta dönüşüyor.

"Kızıma onun adını vermeye yemin ettim. Belki şifa olur bu kaderime. Ey dünya söyleyin anneme, Asala geri döndü Şam'a"

Gözyaşları, dünyanın en dişli zalimlerini deviren büyük bir halkın gururuna karışıyor. Ve Nasri sessizliği yaran bir coşkuyla "Sen özgür Suriye'sin. Kaldır başını" sözleri eşliğinde devrimin marşıyla çıkıyor sahneye.

15 yıllık sürgünden sonra Arap dünyasının en ünlü sanatçılarından Asala Nasri'nin Şam'a dönüşüyle çıktığı konser Arap televizyonlarından canlı olarak yayınlandı. Çünkü Nasri de tıpkı milyonlarca Suriyeli gibi Esat rejimine meydan okuduğu için hicret edenlerdendi.

14 yıl süren savaşın ardından bir harabeye dönüşen ülkelerinde hayatlarını yeniden kurmaya çalışan Suriyeliler, Asala'nın gözyaşları içinde verdiği konserde aslında, çektikleri bunca acı sonunda "hüzünlü dönüşlerini" buldular.

Baas'ın 60 yıl süren karanlığıyla tüm güzelliklerini yitiren Şam'a asaletin yeniden dönüşünü müjdeliyordu şarkıları. Tıpkı ismi gibi.

Emeviyye'nin minareleri gibi sapasağlam, ilmin ışığı asil Şam.

Suriye halkının topraklarına kavuşmasıyla yaşadığı sevinç, Feyruz'un Filistinlilerin yaşadığı büyük sürgün için söylediği "döneceğiz" şarkısına götürüyor insanı ister istemez.

O da Beyrut'un harabelerinden dünyaya seslenirken yüzünde tek bir gülümseme olmadan hüzünle söylüyordu.

"Bir gün döneceğiz mahallemize umutla. Ne kadar zaman geçerse geçsin ve mesafeler ne kadar büyürse büyüsün, döneceğiz" diyordu.

Sonra tıpkı tüm Filistinliler gibi yaralı olan kalbine dönüp büyük bir vakarla sesleniyordu: "Sabret, dönüş yolunda tökezleme".

Filistinlilerin kaderini paylaşan Suriyeliler artık kavuştular vatanlarına. Onların yollardan haber veren bülbülleri menzillerine vardılar.

Ya dünyanın her bir karış toprağına dağılan Iraklılar, Filistinliler ve Yemenliler