İBB'deki yolsuzluk operasyonu "itirafçılar ve yeni müştekilerle" genişledikçe gözaltına alınanların sayısı artıyor. İkinci dalgada yakalananların çoğunluğunu kısa süre önce "etkin pişmanlıktan" faydalanmak için itirafçı olan Murat Abbas'ın Genel Müdürü olduğu İBB Kültür A.Ş. çalışanları oluşturuyor.
Abbas, "CHP'nin seçim çalışmalarında kullanılmak üzere" kurumun hesaplarından para aktarıldığını itiraf etmişti. Şimdi Genel Müdür Yardımcıları Erdinç Çolak ve Onur Aldı başta olmak üzere Kültür A.Ş.'nin 11 yöneticisi savcılara ifade veriyor.
İBB'nin paralarının iç edildiği iddia edilen diğer birimi ise Medya A. Ş. Bu kurumun başında ise İmamoğlu'nun sağ kolu Murat Ongun bulunuyordu. Yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla tutuklanan Ongun'un eşi Zeynep Ayten Gözdem Ongun da gözaltına alındı. Benzer şekilde Dilek İmamoğlu'nun ağabeyi Cevat Kaya da ikinci dalga operasyonunda yakalananlar arasında.
Aile fertleri örgütlü olduğu ifade edilen bu "suçlara iştirak" etmiş olabilirler mi Neden olmasın Operasyonun kilit ismi ve Murat Ongun'un gizli kasası firari Emrah Bağdatlı'nın yurtdışına kaçış hikayesi aile fertlerinin de suçlara iştirak ettiğinin en yakın kanıtı. Bağdatlı'yı yurtdışına kaçırdığını itiraf eden ve "suç örgütüne üye olma" gerekçesiyle tutuklanan Adnan Bıçakçı kaçış hikayesini şöyle anlatıyor: "Emrah Yunanistan'a akşam yemeğine gitmeyi teklif etti. Ben de eşimle birlikte aracımıza Emrah'ı alıp gittik". Ne güzel masal. Telefonunu evde bırakıp, arkadaşının eşiyle birlikte "aile görüntüsü" vererek sınırı geçmişler. Senaryo fena sayılmaz.
İnsan evinde otururken aniden bir arkadaşı "hadi yemeğe başka ülkeye gidelim" diyor ve ne kendisi ne de eşi bu teklifi garip bulmuyor. Yunanistan'a götürdükleri "arkadaş" yemekten sonra "siz gidin benim Fransa'da işim var" diyor ve soluğu ABD'de alıyor. Tüm bunlar "hayatın olağan akışı". Tıpkı İmamoğlu'nun otel buluşmalarına giderken kameraları bantla kapattırması kadar olağan.
Murat Ongun eşinin gözaltına alınması sonrası öfkeden deliye dönmüş durumda. "Eşim olmaktan başka suçu (!) olmayan kıymetlimi gözaltına aldınız. Vicdansızsınız! Dostlarım; babaları cezaevinde, anneleri nezarethanede olan çocuklarımı yalnız bırakmayın" diyor. Bu dokunaklı sözler karşısında mendillerinizi ıslatmadan önce biraz bekleyin derim.

94