140

O karanlık gecede mağlup etiğimiz şey, sığındığı efendisinin güvenli kollarından katliam emri veren bir iblis miydi sadece

Hayır. Ne Türkiye'nin kanlı darbe tarihi Menderes'i darağacında sallandıran ihanetle başladı, ne de Sincan'da namlusunu millete doğrultup kurumla yürüyen tanklarla. Türkiye düşmanlarının bu uzun darbeler tarihi boyunca ifşa olan hainler dışında kimlerle ve nasıl bir ilişki içinde olduğunu bilmiyoruz. Sadece o kanlı günde sabahın aydınlanmasını küstah tebessümlerle güvenli evlerde bekleyenleri, yüzlerce şehidin ardından tiyatro iftirası atanları görüp düşmanımızın "saklı yoldaşlarını" tahmin edebiliyoruz. Fakat bildiğimiz bir gerçek var: Sultan Abdülaziz'in bileklerini keserek başlattıkları bu şer dolu uzun gece, tam 140 yıl sonra 15 Temmuz'un seherinde son buldu.

Girdiği savaşlarda bitkin düşmüş, borç batağındaki ülkeyi ayağa kaldırmaya çalışmaktı Abdülaziz'in tek günahı. Donanmaya ilk zırhlı savaş gemisi onun zamanında girmiş, ilk medeni kanun Mecelle onun sayesinde kabul edilmişti. O gün sultanı katlederek emellerine ulaşanlar, çok geçmeden Abdülhamid'i de tahtından indirip, sekiz yıl içinde devleti yıkmayı başaracaklardı. Eğer iblisin askerleri o gece Cumhurbaşkanımızı öldürmeyi başarabilselerdi bu kanlı döngü devam ediyor olurdu.

İşte milletimizin 15 Temmuz'da başardığı şey budur: Sadece CIA aparatı bozguncuları bertaraf etmekle kalmadı, darbelerin devrimle yok edilebileceğini gösterdi.

Üzerinden geçen sekiz yıl sonra hala FETÖ'nün neden tam olarak yok edilemediğini soruyorlar. Menderes'i katleden zorbalara övgüler düzenler yok oldular mı Başörtüsü yasaklarıyla milyonlarca insanın hayatını karartan gözü dönmüş sefihlere methiye düzenler, muhalefet partilerinin başkanlık koltuklarını işgal etmiyor mu Paletlerinde ezdikleri milletin kolları bacakları hala sallanırken, darbecinin tanklarını alkışlayanlarla