Hiçbirimizin hatırlamak istemediği o karanlık gecenin, 6 Şubat felaketinin üzerinden tam 3 yıl geçti. Yıkılmış şehirlerin, yok olan hayatların ardından döktüğümüz gözyaşlarımız kurumadı.
Ancak enkazların başında göğe yükselen ağıtlar mı daha fazla acıttı yüreğimizi yoksa daha sabahın ilk saatlerinde CHP'nin eski genel başkanının dilinden dökülen "bu hükümetle dayanışmayacağız" sözleri mi, bilmiyoruz.
Bu utanılası sözlerden cesaret bulanların büyük bir gayretle gece gündüz kaos için çalıştığını nasıl unutalım Tüm ülke acılarımızı dindirmek için tepeden tırnağa seferber olmuşken, bazılarının yalan haberler üreterek kötülüğü örgütlediğini nasıl unutalım
En çok umuda ve dayanışmaya ihtiyacımız olduğu bir zamanda derman olmak bir yana, yaralarımızı daha fazla kanattılar.
Ne yaptınız bu üç yılda
İktidara sormuyorum. Zira üç yılda 450 bin konut ve işyerini inşa edip şehirlerimizi ayağa kaldıran bu insan üstü gayret ortada. Eksiği kusuru var mıdır Elbette. Hatasız insan olur mu
Herkes unutsa da naylon çadırlardan çıkıp güvenli evlerine giren, sıcak yuvasına kavuşan insanımız bu gayreti asla unutmayacak.
Gözyaşlarının ve çaresizliğin arşa ulaştığı sokaklarda için için ağlayarak yürüyenler anlayabilir ancak üç yılda yaşanan bu mucizeyi.
Sorum iktidara değil bu defa.
Yerel yönetimlerde iktidar olmakla övünen ana muhalefet partisi olarak ne yaptınız bu üç yılda Başta Murat Kurum olmak üzere kabinenin tüm bakanları deprem bölgesinde adeta nöbet tutarken CHP'li belediye başkanları ne yapıyordu
"Rantsal dönüşüm" yalanıyla engellediğiniz İskenderun'daki kentsel dönüşüm gerçekleşseydi bugün altı mahalle yerle bir olmazdı.
Şimdi pişmanlık yerine sadece pişkinlik var tavırlarınızda.
Konya'dan Sakarya'ya, Esenler'den Tuzla'ya

8