Yazar, TFF'nin 2026-2027 sezonunda uygulanacak 10+4 kuralının aslında yabancı oyuncu sayısını kısıtlamaktan ziyade, yaş profilini değiştirerek daha genç ve ekonomik bir sistem kurma amacı taşıdığını savunuyor. Bu düşüncede TFF'nin Benfica ve Ajax gibi başarılı örneklere dayanan 'al-geliştir-sat' modeline kulüpleri yönlendirmek istediği yer alıyor. Ancak Türk kulüplerin köklü mali alışkanlıkları ve transfer kültürü göz önüne alındığında, bu dönüşüm ne kadar başarılı olabilir?
Yabancı futbolcu konusu Türk futbolunda yeniden tartışmanın merkezinde... Bu sezon uygulanan 12+2 modeli devam ederken, Kulüpler Birliği 2026-2027 sezonunda da aynı sistemin sürmesini Türkiye Futbol Federasyonu'na iletmişti. Riva'dan henüz resmi bir açıklama gelmese de kamuoyunda "12+2 devam edecek" algısı oluşmuş durumda. Ancak TFF cephesinde durum farklı görünüyor. Federasyonun daha önce açıkladığı plana sadık kalacağı ve 2026-2027 sezonunda 10+4 kuralını hayata geçireceği ifade ediliyor. Bu modele göre; kulüpler 14 yabancı bulundurabilecek ancak bu oyuncuların en az 4'ünün 1 Ocak 2004 ve sonrası doğumlu olması zorunlu olacak. TFF'nin mevcut talimatlarında da bu yaklaşım açık şekilde yer alıyor. Yani federasyon geri adım atmak yerine, sistemi dönüştürme niyetinde. Buradaki temel yaklaşım oldukça net: 'Kulüplerin yabancı transferini tamamen sınırlamak yerine, bu transferlerin profilini değiştirmek.' TFF'ye göre kulüpler zaten yabancı oyuncu almaya devam edecek. Bu yüzden hedef, 28-33 yaş arası yüksek maliyetli ve düşük satış potansiyelli oyuncular yerine, 19-23 yaş aralığında gelişime açık isimlere yönelimi artırmak. Bu model aynı zamanda kulüplerin transfer ekonomisini de değiştirmeyi amaçlıyor. Uzun süredir yüksek maaşlı ama geri dönüşü olmayan transferler yapan kulüplerin, "al–geliştir–sat" modeline geçmesi hedefleniyor. Avrupa'da Benfica ve Ajax gibi kulüplerin başarıyla uyguladığı bu sistem, sürdürülebilir bir yapı kurmanın anahtarı olarak görülüyor. Özetle TFF'nin amacı yabancı sayısını düşürmek değil; yabancı oyuncu profilini değiştirerek daha genç, daha ekonomik ve daha sürdürülebilir bir yapı oluşturmak.
TÜRK HAKEMLERE EMANET!
Yabancı futbolcu konusu kadar, Türkiye'de en çok tartışılan bir diğer başlık da yabancı hakem meselesi. Özellikle haftaya oynanacak Galatasaray – Fenerbahçe derbisi öncesinde bu konuda adeta "papatya falı" açılıyor. Öncelikle şunu net şekilde ortaya koymak gerekiyor: Ne Galatasaray ne de Fenerbahçe, bu maçı yabancı bir hakemin yönetmesi için şu ana kadar resmi bir talepte bulunmuş değil. Açıkçası böyle bir talebin yapılması da çok etik olmazdı.

5