Önce kazanmak önemliydi!

Galatasaray, Ankara'dan 3 puanla döndü ama futboluyla herkesi tam ikna edemedi. 88'de Deniz Gül'ün attığı gol, galibiyeti getirdi. Skor güzel, sonuç önemli. Ancak ortaya konulan oyun, özellikle Barcelona yenilgisinin ardından üzerinde düşünülmesi gereken soru işaretleri bıraktı. Galatasaray topa sahip oldu, rakip yarı sahaya yerleşti ama pozisyon üretmekte zorlandı. Pas vardı, baskı vardı; hücumda yaratıcılık ve bitiricilik eksikti. Zaman zaman Uğurcan'ın kurtarışlarına ihtiyaç duyulması, maçın kolay geçmediğinin göstergesiydi. Okan Buruk'un hamleleri, son bölümde sonucu değiştirdi. Leao'nun yerine oyuna giren Deniz, bu fırsatı değerlendirdi ve takımına hayat verdi. Futbol bazen 90 dakika boyunca aradığınız çözümü, bir oyuncunun tek dokunuşunda önünüze koyar. Elbette şampiyonluk yarışı yalnızca güzel futbolla kazanılmıyor. Zor deplasmanlarda kötü oynarken de üç puanı alabilmek büyük takımların önemli özelliklerinden biri. Galatasaray bunu başardı ancak bu galibiyet, Avrupa'daki sorunları unutturacak bir performans değildi. Asıl mesele şu: Galatasaray kazanıyor ama oyun gücü güven vermiyor. Topa sahip olmak başka, oyuna hükmetmek başka. Özellikle hücum organizasyonları daha hızlı, yaratıcı ve etkili olmalı.