Krize değil zihinsel devrime ihtiyacı var!

F.Bahçe kendi kendine bir kriz yarattı, sonra da o krizin içinde kayboldu. 48 saat boyunca İsmail Kartal'ın istifası ve geri dönüşü konuşuldu. Yönetim, futbolcular, teknik kadro ve taraftar bu süreçten fazlasıyla etkilendi. Oysa bütün enerjinin Gaziantep maçına verilmesi gerekiyordu. Oysa yaşananlardan sonra, yeniden ayağa kalkmak için önemli bir fırsattı. Olmadı. İki puan daha gitti. Fenerbahçe'nin kaybı 8 puana çıktı. Şimdi taraftar nasıl şampiyonluk hayali kursun Gaziantep karşısında top Fenerbahçe'deydi ama oyun Fenerbahçe'nin değildi. Topa sahip olmak vardı, fakat baskı ve üretkenlik yoktu. Orta saha topu dolaştırdı, ancak kanatlar ve forvet hattı ceza sahasına yeterince giremedi. Şut sayısı arttı ama isabetli şut yine çok azdı. Kısacası Fenerbahçe, bal yapamadı. Lukaku ağır ve etkisiz, Vedat ise gereğinden fazla asabiydi. Forvet hattında hareket, koşu ve son vuruş kalitesi yoktu. Gaziantep savunması kompakt ve disiplinli oynadı; Fenerbahçe ise buna karşı çözüm üretemedi. İlk yarıdaki yavaşlık ikinci yarıda da devam etti. Büyük takım refleksiyle, bireysel kaliteyle bir gol bekleniyordu ama oyun planı işlemiyordu. Zihinlerde yükselen "Talisca!" sesleri de aslında çok şey anlatıyordur!. Taraftar yaratıcılık, heyecan ve oyunun kaderini değiştirecek bir futbolcu arıyordu. Sahi, niye gönderdiniz bu adamı Fenerbahçe'nin problemi artık yalnızca puan kaybı değil.