Fenerbahçe'nin Roma karşısında aldığı 1-1'lik beraberlik, skor tabelasına bakıldığında sıradan bir sonuç gibi görünebilir. Ancak 90 dakikanın tamamına baktığımızda sarılacivertliler adına bu maçtan çıkarılacak çok daha fazla şey olduğunu söylemek mümkün. Özellikle ikinci yarıda ortaya konan futbol, alınan bir puanın ötesinde gelecek adına umut veren bir görüntü ortaya koydu. İlk yarıda daha temkinli bir Fenerbahçe vardı. Sarı-lacivertliler, Roma'nın temposuna ayak uydurmaya çalışırken oyunun kontrolünü zaman zaman rakibine bıraktı. Topa sahip olma konusunda sorun yaşanmasa da hücumda istenilen üretkenlik bir türlü ortaya çıkmadı. Cristante'nin golü de Fenerbahçe'nin bu kontrollü görüntüsünün ardından geldi. Ancak ne olduysa devre arasında oldu. İkinci yarıyla birlikte sahada bambaşka bir Fenerbahçe vardı. Baskı arttı, tempo yükseldi, rakip yarı sahada daha fazla oyuncuyla oynanmaya başlandı ve pozisyonlar peş peşe gelmeye başladı. Bu reaksiyonun karşılığı da Archie Brown'ın attığı nefis gol oldu. Brown'ın golü sadece skoru eşitlemedi, Fenerbahçe'ye ciddi bir moral de kazandırdı. Yıldız oyuncu, maç boyunca gösterdiği performansla gecenin en başarılı isimlerinden biriydi. Bir bek olarak hem savunmada hem de hücumda oldukça etkili olan Brown, özellikle ikinci yarıda takımın hücum gücüne önemli katkı sağladı. Attığı gol ise gecenin unutulmayacak anlarından biri olarak hafızalarda kaldı. Savunmada Ake'nin sağlam ve güven veren görüntüsü de Fenerbahçe adına önemliydi.. Greenwood ise yaratıcılığı ve yaptığı asistle hücumdaki kalitesini gösterdi. Ancak orta sahada bir isim vardı ki yaptığı iş belki de gözden kaçabilecek türdendi: Kante. Fransız yıldız, orta sahada adeta takımın sigortasıydı. Çok koştu (12.2 KM), top kazandı, rakibin geçişlerini bozdu ve Fenerbahçe'nin dengesini sağladı.

17