Grup zor fırsat büyük!

Türkiye, Uluslar A Ligi'nde zor bir gruba düştü. Rakipler Fransa, İtalya ve Belçika... Avrupa futbolunun önemli üç ülkesiyle aynı grupta mücadele edeceğiz. İlk bakışta insanın gözünü korkutan bir tablo!. Ama ben bu kuraya biraz daha farklı bakıyorum. Çünkü bazen gelişmek için en güçlü rakiplerle karşılaşmanız gerekir. Montella yönetimindeki Milli Takım artık iki-üç yıl öncesinin takımı değil. Arda Güler, Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Orkun Kökçü,Can Uzun, Aral Şimşir ve diğer oyuncularımız uluslararası arenada önemli deneyimler kazandı. Bu jenerasyonun, kendisini daha üst seviyede test etmesinin zamanı geldi. Üstelik elimizde çok önemli bir koz var: Ev sahibi avantajı. Fransa ve İtalya'yı üst üste kendi sahamızda ağırlayacağız. Kocaeli ve Bursa'da tribünlerin yaratacağı atmosfer, Milli Takım'ın enerjisini doğrudan sahaya yansıtmasını sağlayabilir. Büyük takımların deplasmanda zaman zaman zorlandığını biliyoruz.

HER REKABETİN İÇİNDE OLMALIYIZ
Dolayısıyla bu maçlar bizim için sadece zorlu sınavlar değil, aynı zamanda ciddi fırsatlar. Türkiye'nin rakiplerine karşı kullanabileceği önemli silahları var. Tempo, hız, gençlik ve bireysel yetenek... Burada en önemli nokta ise zihinsel yaklaşım. Milli Takım sahaya "Bu takımlara karşı ne yapabiliriz" endişesiyle çıkmamalı. "Biz de bu seviyenin takımıyız" öz güveniyle mücadele etmeli. Çünkü artık Avrupa'nın güçlü takımlarına karşı sadece direnmek değil, oyun kurmak, rakip olmak ve puan almak istiyoruz