Fenerbahçe için bu sezon, sıradan bir başlangıçtan çok daha fazlasını ifade ediyor. Yıllardır süren büyük beklentilerin, yeni hedeflerin ve yeniden kurulan bir yapının ilk adımı atılıyor.
Yeni bir teknik direktör, yeni bir başkan ve yönetim, değişen bir anlayış ve büyüyen bir şampiyonluk hayali... Böylesine önemli bir dönemde sahaya çıkılan ilk resmi maçın kazanılması, sadece bir skor avantajı değil; camianın yeniden umutlanması, takımın özgüven kazanması ve yeni döneme güçlü bir mesaj verilmesi anlamına geliyor.
Polonya temsilcisi Gornik büyük bölümde savunmaya çekilen, kalabalık bir savunma anlayışını tercih eden bir görüntü sergiledi. Fenerbahçe tek gol atabildi... Bu nedenle sonuç rövanş öncesinde turu garantileyen bir skor olmasa da kadro kalitesi ve oyuncu gücü düşünüldüğünde sarı-lacivertlilerin ikinci maçta bunu avantaja çevirecek kapasiteye sahip olduğu açık. Gecenin dikkat çekici görüntüsü tribünlerdeydi. Tatil sezonunun en yoğun günlerinde stadın dolması tesadüf değildi. Taraftar sadece takımını desteklemek için değil, yeni döneme inancını göstermek için de tribündeydi. Bu ilginin arkasında yalnızca lig şampiyonluğu özlemi yok. Taraftar yeniden Şampiyonlar Ligi gecelerini yaşamak,kulübünü Avrupa'nın en büyük sahnesinde görmek istiyor. Tribünlerden yükselen enerji, bu hayalin ne kadar güçlü olduğunun en somut göstergesiydi. Teknik ekibin oyun anlayışının tamamen oturması için zamana ihtiyaç var. Üstelik kadroya katılması beklenen yeni transferlerle birlikte takımın hem oyun kalitesi hem de alternatifleri önemli ölçüde artacak. Bu nedenle bugünkü performansı değerlendirirken eksiklerle birlikte gelişim potansiyelini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Sonuç olarak Fenerbahçe, yeni dönemin ilk sınavını kayıpsız geçti. Belki mükemmel oynamadı, belki rövanşı rahatlatacak farkı yakalayamadı; ancak kazandı.

29