Günlerdir süren teknik direktör belirsizliği sona erdi. Fenerbahçe, sürpriz bir kararla takımın başına yeniden İsmail Kartal'ı getirdi. Sürpriz diyorum çünkü son günlerde konuşulan isimler arasında Kartal'ın adı neredeyse hiç geçmiyordu. Ancak görünen o ki yönetim, bilinmez bir maceraya atılmak yerine tanıdığı ve güvendiği bir isme yönelmeyi tercih etti. İsmail Kartal, F.Bahçe camiasını en iyi tanıyan teknik adamlardan biri. Kulübün dinamiklerini, taraftarın beklentilerini ve bu formanın taşıdığı baskıyı biliyor.
O KADROYLA BU KADRO AYNI DEĞİL
Daha da önemlisi, son görev döneminde oynattığı hücum futbolu ve elde ettiği yüksek puan ortalaması hâlâ hafızalarda tazeliğini koruyor. Ancak burada önemli bir parantez açmak gerekiyor. O günün kadrosuyla bugünün kadrosu aynı değil. Kartal'ın elindeki oyuncu grubu, oyun karakteri ve takımın ihtiyaçları farklılık gösteriyor. Bu nedenle geçmiş başarıların bugüne doğrudan taşınacağını düşünmek büyük hata olur. Bu tercihin önemli avantajları var. Adaptasyon süreci yok denecek kadar kısa. Ligi, rakipleri, kulübü tanıyor. Yerli oyuncularla iletişimi güçlü.
İŞ SADECE TEKNİK ADAMA DÜŞMÜYOR
Ayrıca mevcut kadroyu analiz etmek ve eksikleri tespit etmek için uzun bir zamana ihtiyaç duymayacak. Öte yandan soru işaretleri de yok değil. Kariyeri boyunca kriz yönetimi konusunda eleştirildiği dönemler oldu. Basın toplantılarındaki iletişimi zaman zaman tartışma konusu haline geldi. Üstelik F.Bahçe'nin yıllardır süren şampiyonluk özlemini sona erdirmek yalnızca teknik direktör değişikliğiyle mümkün değil. Yönetimin transfer politikasından kulüp içindeki istikrara kadar birçok faktör başarıyı doğrudan etkileyecek. Bir diğer dikkat çekici nokta ise Kartal'ın dördüncü kez göreve geliyor olması. Bu durum bazı kesimler tarafından istikrar olarak görülürken, bazıları tarafından ise yeni bir vizyon eksikliği olarak değerlendiriliyor.

31