Beşiktaş'taki asıl tehlike: Başarısızlığın normalleşmesi

Beşiktaş için zorlu, yıpratıcı ve taraftarın ruhunu tüketen bir sezon daha sona erdi...
Muhtemelen camianın büyük bölümü düdükle birlikte aynı cümleyi kurdu: "Oh be, nihayet bitti..." Ama esas soru şimdi başlıyor: Peki Beşiktaş'ta bundan sonra ne olacak Siyah-beyazlılar bu sezon Avrupa'da yoktu, lig yarışında çok erken koptu, Türkiye Kupası'nda yine hayal kırıklığı yaşadı. Rakip Galatasaray üst üste şampiyonluklar yaşarken, Beşiktaş artık futbol kamuoyunda eskisi kadar gündem bile olamıyor. Daha acısı ise şu: Taraftar artık başarısızlığa şaşırmıyor. İşte en büyük tehlike burada başlıyor. Çünkü büyük kulüpler kupasız sezon yaşayabilir... Yanlış transfer yapabilir... Teknik direktör değiştirebilir... Ama bir camia başarısızlığı "normal" görmeye başladığında asıl çöküş o zaman başlar. Bugün Beşiktaş'ta yaşanan tam olarak budur.

HER SEZON YENİDEN BAŞLAYAN HİKÂYE
Son yıllarda Beşiktaş'ın en büyük problemi yalnızca kadro kalitesi değil; bir futbol aklının oluşmaması. Her sezon yeniden kurulan takım, değişen teknik adamlar, birbirine uymayan transferler ve günü kurtarma hamleleri... Bir teknik direktör geliyor, kendi oyuncularını istiyor. Bir sonraki teknik adam geliyor, öncekinin kadrosunu beğenmiyor. Yönetim değişiyor, sistem yeniden sıfırlanıyor.
Sonuç Her yıl yeniden başlayan ama hiçbir yere varmayan bir proje. Şimdi gözler yeniden Sergen Yalçın ile yönetim arasında yapılacak görüşmede. Sergen Yalçın'ın takımın başında kalması şu an en güçlü ihtimal gibi görünüyor. Ancak kulislerde konuşulanlar, yönetim ile teknik heyet arasında bazı fikir ayrılıklarının oluştuğunu gösteriyor. Özellikle teknik ekibe yeni isimlerin eklenmesi konusu dikkat çekiyor. Yönetim, mevcut yapının yetersiz olduğunu düşünüyor ve deneyimli bir futbol aklının daha sisteme dahil edilmesini istiyor. Bu noktada eski futbolcu ve kaptan Vida'nın adı konuşuluyor. Yerli bir futbol adamının da ekibe dahil edilmesi ihtimali var. Fakat Sergen Yalçın'ın karakterini bilenler şunu çok iyi bilir: Kontrol alanını paylaşmayı seven bir teknik direktör değildir. İşte kritik kırılma noktası tam da burada.

SERKAN REÇBER TRİBÜNE Mİ GİDECEK!
Kulislerde konuşulan bir diğer başlık ise Futbol Koordinatörü Serkan Reçber'in, maçlarda kulübede değil tribünde oturmasının istenmesi. Dışarıdan bakıldığında küçük gibi görünen bu detaylar aslında teknik adam-yönetim ilişkisini belirleyen en hassas konulardır. Futbol tarihinde birçok ayrılık tam da bu tarz "yetki alanı" tartışmaları nedeniyle yaşandı. Eğer taraflar ortak bir yapı kuramazsa, bugün çok yakın görünen birliktelik kısa sürede yeni bir ayrılığa dönüşebilir.

EDUARD GRAF VE EKİBİ RAPOR VERECEK
Beşiktaş adına belki de en önemli gelişme ise transfer yapılanmasında yaşanabilir. Edinilen bilgilere göre transfer süreçlerinde artık çift başlı yapı yerine tek merkezli bir scout sistemi düşünülüyor. Özellikle Eduard Graf ve ekibinin raporlarının daha fazla dikkate alınacağı konuşuluyor. Aslında modern futbolda başarı artık yalnızca teknik direktörle gelmiyor. Doğru oyuncu havuzu, yaş planlaması, maaş dengesi ve sürdürülebilir kadro mühendisliği büyük önem taşıyor. Galatasaray son yıllarda istikrarı yakalarken, Beşiktaş'ın sürekli "acil çözüm" peşinde koşması aradaki farkı büyüttü. Bugün siyahbeyazlı camianın ihtiyacı olan şey yalnızca transfer değil; doğru organizasyon.