Fenerbahçe önce huzuru bulmalı!

Fenerbahçe yine zor bir sezonun içinde. Aslında bu kulübün hikâyesi yıllardır pek değişmiyor. Her sezon kendi sorunlarını kendi yaratan, ardından da yarattığı sorunların ve bitmek bilmeyen tartışmaların içinde boğulan bir Fenerbahçe izliyoruz. Yıllardır aradığı huzuru bir türlü bulamayan, enerjisini saha dışındaki meselelerle tüketen bir camiadan söz ediyoruz. Oysa futbolun en temel kurallarından biri çok açık: Huzurun olmadığı yerde istikrar, istikrarın olmadığı yerde de başarı kolay gelmez.

Fenerbahçe'nin en büyük problemi de tam olarak bu. Teknik direktör tartışmaları, kadro tercihleri, yönetimsel çekişmeler, başkan ve yönetim arasındaki görüş ayrılıkları... Her sezon başka bir gündem, başka bir kriz. Takımın sahada ne yaptığı kadar kulübün koridorlarında neler yaşandığı da konuşuluyor. Böyle bir atmosferde futbolcuların, teknik heyetin ve camianın sağlıklı bir hedefe odaklanmasını beklemek kolay değil. İsmail Kartal'ın başarılı olmasını beklemek bana göre gerçekçi bir beklentinin ötesindeydi. Nitekim yaşanan süreç de bunu gösterdi. Sorun yalnızca teknik direktör meselesi değildi. Fenerbahçe'de daha derin, daha yapısal bir problem vardı. Teknik kadrodaki sıkıntıların üzerine yönetimsel tartışmalar da eklenince ortaya yine bildik bir tablo çıktı. Ancak Liverpool galibiyeti bütün bu karamsar havayı bir anda değiştirdi.

Bir maç, bir zafer, bir büyük gece... Taraftarın heyecanı yeniden yükseldi, umutlar tazelendi. Bu da bize Fenerbahçe gerçeğini bir kez daha gösterdi. Bu camia başarıya aç. Sahada mücadele eden, büyük rakipler karşısında geri adım atmayan bir takım gördüğünde bütün kırgınlıklarını bir kenara bırakabiliyor. Demek ki doğru futbol, doğru mücadele ve alınan sonuçlar camianın ruhunu yeniden ayağa kaldırabiliyor. Şimdi gözler Emre Belözoğlu'nda. Genç hoca Fenerbahçe'nin içinden çıkmış, bu formanın ağırlığını ve camianın beklentilerini bilen bir isim. Kulübün dinamiklerine yabancı değil. Taraftarın ne istediğini, Fenerbahçe'de teknik direktör olmanın ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Elbette bu aidiyet tek başına başarı için yeterli değil. İyi bir teknik ekip, doğru bir oyun anlayışı ve yönetimin sonuna kadar arkasında duracağı bir teknik yapılanma şart. Fenerbahçe'nin önünde hâlâ bir fırsat var. Ocak ayına kadar mevcut kadroyla yarışın içinde kalmayı başarır, eksiklerini doğru tespit eder ve devre arasında nokta atışı takviyeler yaparsa şampiyonluk mücadelesinden kopmaz.