Fenerbahçe nereye koşuyor

Fenerbahçe'de neredeyse her hafta yeni bir kriz, yeni bir tartışma yaşanıyor. Şampiyonluk yarışından kopulmasının ardından teknik direktör Domenico Tedesco ile yolların apar topar ayrılması da bu sürecin son halkası oldu. Adeta faturanın tek bir isme kesilmesi, kulübün içinde bulunduğu daha büyük sorunları gölgede bırakıyor. Oysa sezonun bitimine yalnızca üç maç kalmışken yapılan bu değişikliğin pratikte neyi çözeceği büyük bir soru işareti. Tedesco kalsa ne olurdu, gitse ne değişti Asıl mesele, saha kenarından çok daha derinde yatıyor. Bugün gelinen noktada Fenerbahçe için yalnızca şampiyonluk değil, ligdeki sıralama da risk altına girmiş durumda. Oysa Şampiyonlar Ligi'ne katılım ihtimali, kulübün kasasına ciddi bir gelir sağlayabilecek kadar kritik. Buna rağmen yönetimin kısa vadeli ve refleksif kararlar alması, uzun vadeli bir planın eksikliğini açıkça ortaya koyuyor. Başkan Sadettin Saran ve ekibinin bu denli tartışmalı kararlarla anılması, camia için ayrı bir hayal kırıklığı. Beklentiler büyüktü, ancak ortaya çıkan tablo, umutların oldukça gerisinde kaldı. Kulübün önünde şimdi çok daha büyük ve karmaşık sorunlar var: Şişkin bir kadro, 19 yabancı oyuncu, kontrol altına alınamayan borç yükü...
Tüm bunlar, yalnızca saha içi performansla çözülebilecek meseleler değil. Yapısal bir dönüşüm kaçınılmaz görünüyor. 7 Haziran'da yapılacak seçim, bu nedenle kritik bir dönemeç olacak. Birden fazla başkan adayının sahneye çıkması ve vaatlerini sıralaması bekleniyor. Ancak geçmişte de benzer tablolar görüldü; büyük harcamalar yapıldı, iddialı sözler verildi ama sonuç değişmedi. Gerçekçi olmak gerekirse, Fenerbahçe'nin kısa vadeli çözümlerle bu döngüden çıkması zor. Kulübün yeniden ayağa kalkabilmesi için sabırla, planlı ve köklü bir yeniden yapılanmaya gitmesi gerekiyor. Belki de birkaç sezon şampiyonluk yarışının gerisinde kalmayı göze alarak...Aksi halde, sarı-lacivertli camia için bu kaos döngüsünün kırılması pek mümkün görünmüyor.