Uluslar Ligi'nde ilk iki maçımızı kaybettik. Fransa karşısındaki mücadele, azim ve enerji ne yazık ki İtalya maçında sahada yoktu. İtalya karşısındaki isteksiz ve ruhsuz görüntü hepimizi büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Açık söylemek gerekirse, böyle bir oyunu kabul etmiyoruz. Elbette bugün Milli Takım hakkında çok sayıda olumsuz görüş var. Eleştiri futbolun doğasında vardır. Hele ki Milli Takım söz konusuysa, beklentinin yüksek olması son derece normal. Ancak daha oynanacak maçlar var ve grupta kalma şansımız devam ediyor. Bu nedenle bir maçın ardından her şeyi yıkıp yakmak, yok etmek doğru bir kültür değil. İtalya maçındaki futbolu eleştireceğiz. Montella'nın tercihlerini de tartışacağız. Çünkü ikinci İtalya maçında yapılan tercihlerden bazıları baştan aşağı yanlıştı. Ancak bütün bunları konuşurken oyuncularımıza ve teknik heyete de sahip çıkmak zorundayız. Milli Takım hepimizin takımı. Montella'nın maç sonrası basın toplantısı ise işin başka bir tarafıydı. İtalyan teknik adamın saha içindeki sorunları konuşmak yerine sürekli farklı gerekçeler ortaya koyması açıkçası doğru bir görüntü vermedi. Biz hocadan takımın neden böyle oynadığını, nerede hata yaptığını ve çözümün ne olduğunu duymak istiyoruz. "Golcü yetişmiyor", "Barış'ın ve Kerem'in heykelini yapmak lazım" gibi açıklamalar ise tartışmanın asıl merkezinden uzaklaşıyor. Teknik direktörün görevi yalnızca mevcut oyuncuları değerlendirmek değil; elindeki kadrodan maksimum verimi almak, doğru sistemi kurmak ve Milli Takım'ı mümkün olan en yüksek seviyeye taşımaktır. Oyuncu yetiştirme konusunda da Türk futbolunun bütün paydaşlarına katkı sunacak bir anlayış gerekiyor. Ama şimdi yapılması gereken, enkaz edebiyatı yapmak değil. Hataları görmek, ders çıkarmak ve ayağa kalkmak. Çocuklara da Montella'ya da sahip çıkacağız. Fakat ruhsuz oyunu da kabul etmeyeceğiz, etmemeliyiz. Çünkü bu formanın gerektirdiği mücadele, enerji ve aidiyet tartışılmaz. Önümüzde Belçika ve İtalya maçları var. Umarım İtalya karşısındaki kötü futbol geride kalır. Milli Takım gerçek ruhunu yeniden sahaya yansıtır. Çünkü bizim istediğimiz; kaybeden ama sonuna kadar mücadele eden bir takım görmek. Mücadele varsa umut da vardır.

2