Beşiktaş'a ceza mı!

Geçen haftanın kazananı Beşiktaş'tı; bu haftanın kaybedeni ise sadece Beşiktaş değil, Türk hakemliği oldu. Hatta bu hafta bir kez daha gördük ki futbolda güzel iş yapan hiçbir şey cezasız kalmıyor! Italiano ile Beşiktaş, Avrupa'da ortaya koyduğu futbolun ardından Süper Lig'de de herkesin izlemekten keyif aldığı bir oyun ortaya koymaya başladı. Övgüler aldı! Mücadele eden, hırslı, önde baskı yapan, rakibini hataya zorlayan ve temposuyla izleyene keyif veren bir Beşiktaş var. Kısacası futbol adına görmek istediğimiz ne varsa sahaya yansıtan bir takım izliyoruz. Böyle bir oyunun alkışlanması, desteklenmesi, hatta Türk futbolu adına örnek gösterilmesi gerekirken Alanya'da ne yazık ki futbolun önüne hakem kararları geçti. Trossard'ın maruz kaldığı tokat, Oh'un iptal edilen golü, Vlahovic'in verilmeyen penaltısı ve daha birçok tartışmalı pozisyon... Bütün kamuoyu Beşiktaş'ı yediler diyor.. Maçın sonunda Beşiktaş'ın rakibiyle mücadele ettiği kadar hakem kararlarıyla da mücadele etmek zorunda kaldığı bir tablo ortaya çıktı. Bir maçta futbolun, mücadelenin ve güzel oyunun değil de hakem kararlarının konuşulması artık üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir durum. MHK'nin gerçekten kendine gelmesi gerekiyor. Hakemlik kurumunun güvenilirliği her geçen hafta biraz daha tartışılıyorsa bunun sorumluluğunu sadece sahadaki hakeme yükleyemeyiz. MHK ve TFF, Türk futbolunda adalet duygusunu yeniden tesis etmek zorunda. Çünkü adalet bir takıma değil, herkese lazım. Hem de istisnasız herkese...