Net irade...
Net yol haritası...
Net hedef...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "iç barış" sözüyle başlayan ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "el sıkışmasıyla" başlatılan barış sürecinin temeli aslında Ömer Çelik'in dün söylediği bu üç "net" kavramda gizli.
Öyle bir irade ki Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli kararlı durmazsa olmazdı. Zaman zaman süreci zehirleyecek adımlara itibar etmediler, zehri temizleyip yola devam ettirdiler.
Bir önceki "hain" sızmalar neticesinde önü kesilen süreçten alınan dersler, kazanılan tecrübeler yol haritasının başından sonuna çok iyi planlanmasını gerektirdi.
Meclis sürecin siyasi ayağını yürüttü, güvenlik güçleri muhtemel bir zafiyete karşı teyakkuzda oldu, istihbarat başkanlığı ise sahayı kontrol altında tuttu, terör örgütünü ve "destek" çıkmaya çalışan tüm unsurları pasifize etti.
Yol haritası belliydi. Terör örgütü kendini feshedecek, silahlar bırakılacak, eş zamanlı siyasi adımlar atılacaktı.
Ve hedef. "Türkiye Yüzyılı"nı gerçekleştirmek adına en büyük sorun çözülecek, ülkemizde zaten biten terör, çevremizde bir daha asla canlanamayacak, canlandırılamayacaktı.
Süreçler bu kadar net olmasına rağmen "zehirleme" çabaları da durmadı. Bazı devletlerden alınan destekler bile süreci engellemeye yetmedi. 5. Kol faaliyeti, dezenformasyonla mücadele kapsamında bertaraf edildi.
Süreç o kadar net ve şeffaf yönetildi ki, manipülasyonun şahı Ertuğrul Özkök bile gelse yine de bozamazdı. Yani 467 el kaosa değil barışa kalktı, barış kazandı.
O DEVİR DE KAPANDITürkiye terör belasından kurtulmak için çok çaba sarf etti. Ne zaman umutlansak, Hasan Cemal gibi Ertuğrul Özkök gibi, FETÖ gibi isim ve aparatlar devreye girdi.
Hasan Cemal, terör örgütü geçmişte silah bırakacakken, "sakın bırakmayın o sizin gücünüz" minvalinde yazılar yazabilecek kadar ileri gidebilmişti. Çünkü AK Parti ve Erdoğan düşmanlığı o kadar had safhadaydı ki, bu barış sağlanırsa Erdoğan'a faydası olur düşüncesiyle ülkenin kaos ve gözyaşında kalması gerektiğini düşünürlerdi.
O devirler uzun süre önce kapandı ancak o Hasan Cemal hala T24 internet sitesindeki köşesinde "anılar" başlığıyla barışa, terörün bitmesine üzülüyor sanki.
Eski notlarını yayınlayıp terörde verdiğimiz şehitlerimiz, gazilerimiz üzerinden gaz vermeye devam ediyor.
Geçmişte kaosun sürmesine katkısı tartışılmaz ama o devir kapanalı çok oldu. Ancak o kumda oynamaya devam ediyor. Yazık.
HİNDİSTAN'LA SAVAŞACAK MIYIZHayır elbette. 77 yıllık tarihinde sadece bir kez 5. Maddeyi uygulayan, ABD için üye ülkelerden asker isteyen (11 Eylül saldırıları nedeniyle) NATO, 32 üye ülke için bu şartı gerçekleştirmezken bizim askerimizin Hindistan'la savaşacağını söylemek cahillik değilse bile düpedüz kötü niyettir.

10